“AYVALIK HALKI TEDİRGİN; AYVALIK’IN DOĞAL ALANLARINA DOKUNMAYIN!

Nilgün KAYA
Ayvalık  sınırları içerisinde yer alan Manastır (Güvercin) Adası Mevkii Doğal Sit Alanı ile  Sefa Çamlık Mevkii Doğal Sit Alanı koruma statüsünde değişiklik yapıldı. Daha önce Kesin korunacak hassas alan (1. Derece Doğal Sit) olan mevkiler, Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı (2. Derece Doğal sit) olarak tescil edildi.
Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün 9 Şubat günü duyurduğu tescil değişikliğini, ‘Ayvalık’ın doğal sit alanlarının imara açılmasına yönelik bir adım’ olarak değerlendiren Ayvalık Tabiat Platformu, “Depremin acısını yaşadığımız bu günlerde, deprem kuşağında bulunan Ayvalık’ın imara açılmasına hizmet edecek, alelacele alınan bu kararı kınıyoruz’ diyerek eleştirdi.
Ayvalık Tabiat Platformu tarafından yapılan açıklamada, “Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, 9 Şubat 2023 de, Ayvalık sınırları içerisinde 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak yer alan (Güvercin) Manastır Adası ile Sefa Çamlık Mevkilerinin derecelerinin düşürülerek “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tescil edildiğini duyurdu.
Türkiye’nin 6 Şubat’ta meydan gelen yıkıcı depremle sarsıldığı, binlerce can kaybının yaşandığı günlerde alınan bu kararı, Ayvalık’ın doğal sit alanlarının imara açılmasına yönelik bir adım olarak değerlendiriyoruz.
Ayvalık’ta otelciler, büyük müteahhit firmalar, kooperatifler aç kurtlar gibi doğal sit alanlarındaki koruma kalkanının kaldırılmasını beklerken, Manastır Adası ve Çamlık Mesire Yeri’nin statülerinin düşürülmesi Ayvalık halkını tedirgin etti.
Doğal Sit Alanları, Ayvalık Kimliğinin Belirleyici Unsurudur
Ayvalık çok sayıda ve önemli oranda Doğal Sit Alanına sahip. Tabiat Parkı, adaları, kıyıları ve kenti çevreleyen yeşil bantı, eski Rum mimarisi, kilise ve manastırları, zeytini, rüzgârıı, balığı, denizi, otu, ve farklı yaşam tarzını barındıran çok kimlikli kent. Biliyoruz ki Doğal Sit Alanları yok olursa Ayvalık’ın kimlikleri de yok olur.
Aslında konu yeni değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı özel firmalara ihale vererek Doğal SİT Alanlarını yeniden incelemeye aldı. Sözde “bilimsel temelli” bir çalışma yaparak SİT statüleri yeniden belirlenecekti. 2017 yılı başında Doğal Sit Alanlarının yeniden belirlenmesi adı altında betonlaşma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Doğal Sit Alanları yok olursa Ayvalık’ın kimlikleri de yok olur dedik ve Ayvalık Tabiat Platformu olarak buna karşı çıktık. İmza kampanyası, eylemlilikler yaptık. Ayvalık Halkı çok duyarlı davrandı. Hazırladığımız değerlendirme raporunu bakanlığa gönderdik. Ayvalık Belediye Meclisi oy birliğiyle Tabiat Parkını, zeytinlikleri, Çamlık, Cunda ve Pateriça’yı betona boğacak bu değişikliklere karşı olumsuz görüş bildirince konu beklemeye alındı.
“Doğal Sit Kavramları Yok Edildi, Yeni Kavramların İçi Boşaltıldı”
Günümüzdeki tescillere esas teşkil ettiği söylenen, hangi bilimsel kriterlere ya da hangi kıstaslara dayanarak yapıldığı anlaşılamayan “bilimsel raporu” bakanlıktan birçok kez yazıyla istememize rağmen alamadık. Yani önce karar alınmış sonra buna “bilimsel” kılıf uydurulmuştu.
2020 yılında “Korunan Alan Yönetmeliği”nde yapılan değişiklikle “Nitelikli Doğal Koruma Alanları”nda yapılabilecek çalışmalara hayvancılık, balıkçı barınağı, iskele, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamalar, içme suyu amaçlı baraj ve göletler, kültür balıkçılığı hariç balıkçılık faaliyetleri doğal göl ve denizler hariç kültür balıkçılığı faaliyetleri, zorunlu teknik altyapı uygulamaları eklendi.
Ayvalık’ın Rant amaçlı yeni hayallere, mega projeler ihtiyacı yoktur. Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları ve sulak alanlar, doğal sit alanları ve özel çevre koruma bölgeleri bizim hazinelerimizdir, mutlak korunması gerekir.
Depremin acısını yaşadığımız bu günlerde, deprem kuşağında bulunan Ayvalık’ın imara açılmasına hizmet edecek, alelacele alınan bu kararı kınıyoruz.
Bu gidişe dur demek, Ayvalık ve doğamızı korumak bizim elimizde. Yan yana gelerek, güçlü karşı duruşlar ve güç birlikleri oluşturarak, sivil eylemler ve hukuki yollara başvurarak bu saldırıyı püskürtebiliriz. Sesimiz artsın, gücümüz çoğalsın, birlikte başaralım. Şimdiye kadar birçok saldırıyı püskürttük, şimdi sıra bunda.” Denildi.