AYVALIK’TA 1 MAYIS KUTLAMASI “MÜCADELEYİ DAYANIŞMA İLE GÜÇLENDIRECEĞİZ”

406

Nilgün KAYA

Ayvalık Demokrasi Platformu, 1 Mayıs İşçi Bayramını, 30 Nisan günü Cumhuriyet Meydanı’nda yaptığı açıklama ile kutladı. ‘Kapitalist sistemin salgın üzerine salgın ürettiği’ belirtilen açıklamada, gerekli tedbirlerin zamanında alınmaması nedeniyle işçilerin ‘ya salgından ya açlıktan ölün’ seçeneği ile başbaşa bırakıldığına dikkat çekildi.

Cumhuriyet Meydanı’nda Perşembe günü saat 12.00’de gerçekleştirilen açıklamada, “Kapitalist sistemin yüzyıllardır devam eden emek, doğa, halk ve kadın karşıtı politikaları kriz üzerine kriz, salgın üzerine salgın üretiyor. Fosil yakıtlar, sera gazları, kimyasal maddelerin kontrolsüz kullanımı, suyun, toprağın, ormanların talan edilmesi, sınırsız hayvan katliamları, tarımda mineral gübre ve böcek ilacı kullanılması ve benzeri gezegenimizi ve tüm canlıları yok olma tehlikesiyle, salgınlarla baş başa bırakıyor. Yıllardır söylüyoruz; “sağlıkta dönüşüm” başta olmak üzere, kamusal hizmetlerin piyasaya açması, özelleştirmeler, güvencesizlik, esnek çalışma, performans sistemi,kamu kaynaklarının sermayeye peşkeş çekilmesi ülkemizi yaşanılır olmaktan çıkarmaktadır.
Kapitalist sistemin yol açtığı savaşlar, ekonomik krizler, işsizlik, eştsizlik,yoksulluk,güvencesizlik, işçi cinayetleri,kadın bedeni ve emeği sömürüsü,insanlığı, yok oluşun eşiğine getirdi. Salgın,düzenin nasıl çürüdüğünü, çöktüğünü, kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasının kitlesel ölümlere nasıl zemin sunduğunu en açık, en dramatik halini gözler önüne serdi.”


“Ülkemizde salgın, yaşam ve çalışma koşullarının çok ağırlaştığı, işsizliğin rekor üzerine rekor kırdığı, krizin faturasının isçilere, emekçilere çıkarılmasıiçin ciddi adımların atıldığı, kamu emekçilerinin sefalet ve açlık sınırında yaşam mücadelesi verdiği bir dönemde patlak verdi.
İktidar gerekti tedbirleri zamanında almadığı gibi “çarklar dönsün” diyerek fabrikalarda, inşaatlarda binlerce işçiyi “ya salgından ya açlıktan ölüm“ seçenekleri ile baş başa bıraktı.
Kamu işyerlerinde “zorunlu çalışma” alanlarını obiektif olmayan kriterlerle ve karar süreçlerine sendikaları, emekçileri dâhil etmeden belirledi. Binlerce kamu
emekçisi covid 19’a yakalandı. Geride kalan milyonlar iktidarın çağrısı ile “evde kal”ır iken iktidar salgını fırsata çevirmenin her tür yol ve yöntemini kullandı. Tekçi, mezhepçi, kutuplaştırıcı politikalardan bir an olsun vazgeçmedi. Tacizcilerin, tecavüzcülerin, mafyanın, katillerin salıverilmesi, muhalif belediyelere soruşturmalar açması, sahra hastanesinin dahi mühürlenmesi, kayyum atamatarının son sürat devam etmesi, ücretsiz izin dayatması gibi potitikaların ardı arkası kesilmedi.Afla mafya üyeleri,katiller,tacizciler salıverilirken,düşüncesinden dolayı gazeteciler ,siyasetçiler cezaevinde tutulmaya devam edilmektedir.
“Evde kal”manın koşullarını yaratmayıp sorumluluğu bireylere yükleyen, işsiz kalanlar için para bulamayan! iktidar savas pofitikalarına Libya’da, Suriye’de ara vermeksizin devam ediyor.
Çocuk istismarını her fırsatta meşrulaştırmaya çalısan yasal düzenlemeleri meclise getirmeye çalışıyorlar. Salgın sonrası sömürünün katmerleşerek devam edeceği, hakların daha da budanacağı, çok daha otoriter bir ülke, bir dünya yaratmak istiyorlar. Özel sektör ve kamuda salgın sürecinde uygulanan esnek çalışma uygulamalarını salgın sonrasında temel çalşma biçimi olmasını, güvencesizliğin yaygınlaştırılmasını ve emeğin daha da ucuz hale getirilmesini hedefliyortar. “Ekonomi çöktü“ diyerek yeni zamlarla, vergilerle faturayı bir kez daha emekçilere çıkarma niyetlerini gizlemiyorlar.
Bizler; krizlere, salgınlara yol açan bu politikafarın devam ettirilmesine geçit vermeyeceğiz. Özelteştirmelere, kamusal hizmetlerin sermaye için kan alanlar olarak piyasalaştırılmasına, güvencesizliğe, taşeron çalışmaya, esnek çalışmaya, doğanın talan edilmesine, nükleer santratlere, hayvanların/bitkilerin doğal yaşam alanlarının katledilmesine karşı mücadefeyi çok daha güçlü şekilde yükselteceğiz. Mücadeleyi dayanışma ile güçlendireceğiz.
İnsan onuruna yaraşır bir iş, gelir ve sosyal güvenlik talepleriyle dünya emekçileri tek ses, tek yürek olacağız! Barış içinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma tatebimizi 1 Mayıs’ta bir kez daha haykıracağız! Sevgili Kamu Emekcileri, işçiler, İşini Kaybedenler, Emekliler,
Aydını, Sanatçısı, Gazetecisi, Ögrencisi, Esnafı, Kadını, Genci, Yaşlısı işyerlerimizde, sembolik de olsa alanlarda, Taksim Meydanında, sendikalarımızda, evlerimizde, balkonlarımızda 1 Mayıs Marşımızı hep birlikte söyleyelim! Baharın çoşkusuyla, güzel günler göreceğimizin inancıyla pankartlarımızı sallayalım, sloganlarımızı haykıralım!
İnsanlığı ve doğayı öldüren sömürü düzenine mahkûm değiliz! Başka bir dünya, başka bir ülke mümkündür! Bunun İçin salgın sürecinde, temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten isler dışında bütün işlerde çalışma acilen durdurulmalı, işten çıkarmalar yasaklanmalı, ücretsiz izin dayatmasından vazgeçilmelidir! Çalışmalara ücretli izin verilmedi, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödenmeli, küçük esnaf ve çiftçi desteklenmelidir. Zorunlu alanlarda dinlenerek, daha kısa saatler aradığında çalışma düzenlenmeli, yeterli, kaliteli koruyucu malzeme sağlanmalı,tüm tedbirler kurum idareferince alınmalıdır. Tüketici, konut ve taşıtkredileri kredi kartı borçları faiz isletilmeden ertelenmeli, elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanmalıdır. İş güvencesi ve insanca yaşanacak ücret, herkes için temel gelir sağlanmalıdır. Özeltestirmelere son verilmeli,özelleştirilen kuruluşlar kamulaştırılmalıdır. Özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlk hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır. Sosyal mesafeye mecbur kalmamak için sosyal koruma ve sosyal devlet politikalar hayata geçirilmelidir. Kamusal hizmetler parasız, nitelikli, ulaşılabilir, bilimsel ve anadilinde olmalıdır.Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanmalı, artan şiddete karsi İstanbul sözleşmesi uygulanmalıdır. Vergide adalet sağlanmalı, salgında dahi sermayenin kollanmasına son verilerek servet vergilendirilmelidir. 12. Varlık Fonu derhal lağvedilmeli, kamu kaynakları halk sağlığının, emekçilerin haklarının korunması ve geliştirilmesi, kayıt dışı çalıştırılanlar, işsizler, evsizler, göçmenler başta herkese gelir güvencesi sağlanması için kullanılmalıdır!” denildi.