AYVALIK AYAZMASI ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR

3910

Nilgün KAYA 

Ayvalık’ın en ünlü ve önemli dini yapılarından biri olarak nitelendirilen,1890 yılına tarihli Ayazma’nın ( Pnagia Faneromeni-Kutsal su) 2 yıl süren onarım-yenileme çalışması tamamlandı. Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, ilçedeki tarihi yapılardan birini gün yüzüne çıkarmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, Ayazmanın halka açık fonksiyonunu devam ettireceğini ve  ‘faydalanılacak’ bir yer olacağını söyledi.

1800’lü yıllardan beri Ayvalık ve Körfez halkına hizmet veren şifalı su merkezi, daha sonraki yıllarda küçük bir zeytinyağı fabrikasına dönüştürülmüş, eski özelliğini yitiren yapı, fabrikanın 1970’li yılların sonuna doğru işlevini kaybetmesi ile birlikte harap bir halde terk edilmişti. Kemal Paşa Mahallesi’nde bulunan yapının onarım ve yenileme çalışmaları Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer öncülüğünde 31 Ekim 2016 tarihinde başlatıldı.

2 MİLYON LİRA MALİYETLİ ONARIMA 33 SPONSOR DESTEK VERDİ

Neo Klasik üslubu ile dikkat çeken, ilçe merkezindeki en ünlü ve en önemli dini yapı olarak nitelendirilen Ayazma’nın, Ayvalık Belediyesi tarafından başlatılan, iki Ayvalıklı kuzen olan Coca Cola Ceo’su Muhtar Kent, Ünlü Ceo avcısı Şerif Kaynar, Güler Sabancı, Ümit ve Cem Boyner ve Ferit Şahenk’in yanı sıra The George & Kaity David Foundation, Bunge Gıda & Komili Zeytinyağları, Emel Küçükçolak & Mustafa Yeşil, Hatice Zeynep Bodur, Bülent Bulgurlu, Bilon Gürayman & Ailesi ile birlikte toplam 33 isim destekli onarım çalışmaları tamamlandı. Foça kazılarını yürüten Prof. Dr. Ömer Özyiğit yönetiminde, maliyeti yaklaşık 2 milyon lirayı bulan onarım yenileme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte Ayvalık Ayazması ziyarete açıldı. Onarım çalışmaları sırasında Ayazmanın şifalı suyu da bulundu ve hem bina içinde hem de dışındaki çeşmelerde akmaya başladı.

ŞİFALI SU İÇİN ÖZEL TASARIM ŞİŞE VE ÖZEL TASARIM HEDİYELİK EŞYALAR

Şifalı suyu ile ün yapan Ayazma kapılarını ziyaretçilerine açarken, şifalı suyundan almak isteyenler için özel şişe üretilip bağış karşılığı ziyaretçilere veriliyor. Mum, bardak altlığı, melek biblolar, balmumu koku tabletleri, rüya kapanları, magnetler, rozetler, kitap ayraçları da girişi ücretsiz olan Ayazma’nın ziyaretçilerinin alabileceği diğer özel hediyelik eşyalar arasında. Ayazma Şifalı Sular Merkezi Pazartesi hariç her gün 10.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

“AYAZMA’YA GELİN, ŞİFALI SUYUMUZLA BULUŞUN”

Ayvalık’ın değerlerinin hepsini ayağa kaldırmaya başladıklarını ve projesini hazırladıkları Aya Triada’nın sırada olduğunu belirten Belediye Başkanı Rahmi Gençer, Ayazma bundan böyle de halka açık fonksiyonunu devam ettirecek; ‘faydalanılacak’ bir yer olacağını söyledi. Başkan Gençer, “Ayazma kutsal su mekânıdır. Ayvalık’ta da 1850’lerden beri kullanılan bir kutsal su mekânıdır. Hatta o kadar ün salmış ki Osmanlı döneminde. Cezayir’den, Tunus’tan Suudi Arabistan’dan bile şifa bulmaya gelen Müslümanlar oluyormuş. 1890’larda bugünkü yapı yapılmış ve kutsal su olarak devam etmiş. Şu an Sakarya Okulu olarak kullanılan bina bir hastaneymiş ve bütün gelirini bu mekândan karşılıyormuş. Biz de Ayazma’nın restorasyonunu Ayvalık Belediyesi olarak bağışçılarla birlikte bitirdik. Halkımızın ve turizmimizin hizmetine açtık.  Reklam yapmadan ilgi çok hızlı bir şekilde gelişti. Şimdiye kadar 1100 kişi gezdi. Günlük ortalama 35-50 arasında ziyaretçi oluyor. Bu kişiler sadece duyup geliyor. Şifalı sudan alıp yüzlerini yıkıyorlar. Binanın çok güzel bir estetiği var. İçi insana, ruhuna çok iyi gelen bir bina. Bu binayı Ayvalık’a kazandırdığımız için çok mutluyuz. Ayvalık’a gelen misafirlerimizi mutlaka Ayazma’ya uğramalarını tavsiye ediyorum, bekliyoruz. Ayazma’ya gelin, şifalı suyumuzla buluşun diyorum” dedi.

“FRANSA’YA GİDEN NASIL LOUVRE MÜZESİNİ GEZİYORSA AYVALIK’A GELEN AYAZMA’YI GEZECEK”

Ayazma Onarımına destek veren ve Ayvalık Ayazma Derneği başkanlığını üstlenen iş adamı Şerif Kaynar, “2011 yılında Zehra Kundak diye Ayvalıklı bir kadın bahsetti buradan. Ömer Özyiğit’in proje hazırladığını ve 250 bin dolar bulunursa onarımının yapılacağını söyledi. Bütün izinlerinin alındığını söyledi.  Ben aldım, bir köşeye attım fakat Ayazmanın Ayvalık için ne kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Sonra internetten araştırma yaptım. Ayvalık’ın eski adı Kidonya.  Rumlar zamanında bu Ayazmaya Mısır’dan, Atina’dan, Kuşadası’ndan İstanbul’dan hastalar gelirmiş tedavi olmaya. Varisliler buraya gelirmiş suya girer, kekemeler gelip bu suyu içermiş. Depresyonda olanlar hatta delileri yollarlarmış buraya. Sonra Atina’ya gittim. Orta Doğu Merkezi’nde burası ile ilgili bir sürü doküman buldum. Burası Ortodoks dünyası için çok öneli bir yer ama tüm dinler için önemli, şifa bulunacak bir su ve yer olduğunu öğrendim. Dedim ki, bunun restorasyonunu yaparsak inanç turizmi için çok önemli bir merkez olabilir. Bunu üçlü bir sistemle yapacağız. Bir sivil toplum örgütü kuracağız devleti yanımıza alacağı ve iş adamlarını yanımıza alacağız. Bu bina kültür Bakanlığı’na ait. Bakanlık, 30 seneliğine Ayvalık Belediyesine tahsis etti. Ayvalık Belediyesi de alt yapı aşamasında büyük destek verdi. İş adamlarının hepsinin Ayvalık’la ilgili var. Ayvalık’la ilgisi olmayan kişilere gitmedim. Uluslararası arkadaşlarıma gittim ve sonunda 250 bin değil 500 bin dolar bulduk ve bu hale getirdik. İçeri girenlerin ilgisini çekebilmek için müzik sistemi, vitrayları, tarihçesini ne safhalardan geçtiğine dair orijinal dokümanları koyduk. Giriş bedava ama hediyelik eşyalar ücretli. Kurduğumuz dernek Ayvalık Ayazma Derneği burayı işletiyor. 3 kişi çalıştırıyor. Gelen ziyaretçilere yardımcı oluyor, adak için mum satıyor. Ayıca buranın güvenliğinden sorumlular. Bazı özel günlerde, gece açık tutarak etkinlikler düzenlemeyi planlıyoruz. Örneğin zeytin çekirdekleri konseri ya da kültürel faaliyetler için kokteyl düşünüyoruz. Renkli ve cesaretli programlar yapacağız Ayvalık için. Ayvalık’a gelen herhangi biri, ‘Ne yaparım? diye sorduğu zaman, nasıl Fransa’ya giden biri Louvre Müzesini gezerse, Ayvalık’a gelen biri de Ayvalık Ayazmasını gezmeden gitmeyecek. Şimdiye kadar turistlerimiz Şeytan Sofrasına çıkarlardı. Şimdi bir de buraya gelecekler. Sadece şifalı su için değil bunun tarihçesini öğrenmek için de buraya uğrayacaklar. Ayvalık turizmine de katkı oldu” dedi.

“TANITIMI YAPILDIKTAN SONRA ÇOK SAYIDA TURİST GELECEKTİR”  

Şerif Kaynar, “ O suyun orijinal künklerini bulduk ve o suyu buraya getirdik. Analiz ettirdik. İçilebilir olduğunu tespit ettik ve bu suyu isteyenlere, 20 santi litrelik şişelerde hatıra olarak götürmeleri için takdim edeceğiz. Makedonya’dan Kuzey Yunanistan’dan atlayacak otobüse buraya bu suyu almaya gelecek. 1 ay oldu bu bebek emeklilik safhasında. Buranın tanıtımı yapıldıktan sonra Yunanistan’dan, Bulgaristan’dan, Sırbistan’dan bütün Rusya’dan, Ortodoksların inançlarının çok olduğu yerlerden turist geleceğini düşünüyoruz. Tanıtımını yapmamız lazım” dedi.  

İÇİNDEKİ SU, KUTSAL KABUL EDİLİYORDU

‘Küçük bir kız çocuğu her gece rüyasında Meryem anayı görür. Meryem ana sürekli aynı yerde durup burada kaynaktan fışkıran kaynaktan su içer ve küçük kız çocuğuna da bu suyu işaret eder. Rüya sürekli tekrarlayınca bunun bir haber olacağı düşünülerek kent meclisine anlatılır. Toplanan din adamları kızın tarif ettiği yere gelir ve kazı yaparlar, bir süre sonra kızın rüyasında gördüğü gibi topraktan su fışkırır. Daha sonra buraya bir kilise yapılır ve su korumaya alınır’ hikâyesi ile bilinen Ayvalık Ayazmada geçtiğimiz yıllarda yapılan temizlik çalışmaları sırasında, 2 adet havuz ortaya çıkarılmış, nişler ve su künkünün yanı sıra bir aziz başı ve 1866 yılında yazıldığı belirlenen mermer levha bulunmuştu. Kutsal su anlamına gelen Ayazma isimli yapıda dolgu üzerine beton dökülerek yapılan zeminde yaklaşık 2 metrelik bir kazı yapılmış, Zeytinyağı Fabrikası yapılırken müdahaleye uğrayan yapının tabanında,  nişler bulunmuştu. Niş sayısı 9’a ulaşan ve kutsal bulunduğu iddia edilen kuyu ile birlikte kazı sırasında ortaya çıkan kuyu sayısı da 5 olarak biliniyor.

Panagia’nın İkona’sı bir rüyanın sonrasında yapılan bir kazı ile 28 Haziran 1852 yılında bulundu. Buraya 1867 yılında Khioslu Kaptan Mihalis Papazis’in harcamalarıyla bir ayazma yapıldı. İlk ayazma 1890 yılında bozularak aynı yılda üzerine daha büyük bir ayazma inşa edildi. Panagia Phaneromeni Ayazması kentin dini yaşantısında 1920 yılına kadar egemen oldu. Panagia Phaneromeni Ayazması 1922’den sonra, bölgenin tümüyle Türklerin eline geçmesiyle etkinliğini tamamen yitirdi. Ayvalık Panagia Phaneromeni Ayazması’nın bir kilise olmadığı kazılar sırasında kesin olarak anlaşıldı. Bu yapının bir apsisi yoktu. Ayrıca yapı tümüyle bir antik, Hellenistik ve Roma Dönemi tapınağı biçiminde yapılmıştı.