“ISLAH YETERLİ DEĞİL İYİ BİR DENETİM ŞART”

Nilgün KAYA

Ayvalık’ın Nikita Deresinde 25 yıl sonra yapılan ilk kapsamlı temizlik çalışması kentte sevinçle karşılandı. Deredeki su ve atıkların ağır maddeler içerip içermediğinin ve kirletici kaynaklarının tespit edilmesini isteyen Kent Konseyi Başkanı Halil Coşkun, ıslah çalışmasının yeterli olmadığını iyi bir denetim yapılmasının da şart olduğuna dikkat çekti.

Nikita Deresindeki kirliliği yılladır gündeme getirdiklerini belirten Kent Konseyi Başkanı Halil Coşkun, “Nikita deresi yıllardan beri ıslah edilmediği için yaşam alanı tehdit altında. Fotoğraf çekmeye geldiğinizde kuşların bile konmadığını, bitkilerin çıkmadığını, yeşermediğini, etrafa çok kötü bir koku yaydığını görüyor, duyuyordunuz. Kanserojen olup olmadığı ile ilgili olarak akademik bir çalışma yapılmalı. Ağır metaller ve başka maddeler içeriyor mu tespit edilmeli çünkü çalışanlarda tehdit altındadır. Yöre halkı da tehdit altındadır. Turizme de büyük darbe vurmaktadır. Denize giren insanlar için tehdit oluşturmaktadır. Yani havası, suyu, toprağı bu tehditte bir an önce kurtulması gerekmektedir. DSİ’nin daha önceden Nikita deresi ıslahı ile ilgili proje kapsamında çalışmaları vardı. DSİ bütçesi yeterli olmadığı için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa derenin ıslahı başlamış bulunmaktadır. Yalnız Nikita deresinde yıllardan beri 25-30 senedir, sanayi ve karasu atıkları belli bölgelerde yığılmalar, toprak yığılmaları ve göletler meydana gelmektedir. Özellikle Küçükköy merasına doğru olan bölgelerde ve denize akan yerlerde çok büyük problem çıkarmaktadır. Islah çalışmalarında dikkat edilmesi gereken bu atıkların çevrede tutulmamasıdır. Özel mülk ve kamu arazilerine yayılmasının önüne geçilmesi gerekiyor. Çünkü bunlar yıllardan beri atık pozisyonunda olduğu için tehlike arz etmektedir. Temizleme çalışması yaparken çevre ve insan sağlığını düşünmek gerekiyor. Çalışmalarda daha iyi verim alınabilmesi için sivil toplum örgütleri, yerel halk ve konunun uzmanlarından bilgi alınması, paylaşım olması gerekmektedir. Bütün ekibe çalışmalarında başarılar diliyor, teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

Asıl sorunun kirleticiler olduğunu kaydeden Coşkun, “Daha önceki yıllarda bölgede yaptığımız araştırmalarda fabrikalardaki arıtma sistemlerinin düzgün olmadığı ve iyi çalışmadığı, göz önünde olmamasından kaynaklı kontrollerin de sık yapılamamasından ötürü buraya kanalizasyon, fabrika atıkları ve zeytinyağı karasu atıkları dahil dökülüyor. Bunların bir an önce kontrol altına alınması gerekiyor. Sadece ıslah çalışmaları yetmiyor. İyi bir denetim, iyi bir organizasyon, iyi bir temizlik çalışması ve 21. yüzyıla gerekli olan arıtma sistemlerinin kurulması gerekiyor” dedi.