JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ UYARDI; “7.1-7.2 ŞİDDETİNDE DEPREM BEKLEMEK GEREK”

4472

Nilgün KAYA

Ayvalık Kent Konseyi, 9 Ekim Pazartesi günü İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde ‘Ayvalık’ın Depremselliği’ konulu panel düzenledi. Panele katılan Jeoloji Mühendisleri Edremit Fay zonunda 7.1, Havran-Balya fay zonunda 7.2 şiddetinde deprem beklemek gerektiğini ve bu depremin 10 yıl içinde gerçekleşme olasılığının yüzde 36, 50 yıl içinde ise olasılığını yüzde 90 olduğunu vurguladı, zeminle ilgili araştırma haritalarının ise bir an önce yapılması konusunda uyardı.  

Saat 14.30’da başlayan paneli aralarında Kaymakam Gökhan Görgülüaslan, demokratik kitle örgütü temsilcileri, BAÜ Ayvalık Meslek Yüksek Okulu Restorasyon bölümü öğrencileri ve vatandaşlar dinledi. Açılış konuşmasında Kent Konseyi Başkanı Filiz Karayelli, “ülkemizin önemli bir kısmı yaklaşık yüzde 92 si  birinci derece deprem kuşağında. Jeolojik ve topoğrafik yapısı gereği ülkemizde depremlerle sıklıkla karşılaşıyoruz. Ülkemizde birçok yerde olduğu gibi eprem konusunda geçmişte Ayvalık’ımız da yara almıştır. Duyuru afişlerimizde görmüşsünüzdür 6.9 hatta7.1şiddetinde bilinen 27 kişinin hayatını kaybettiği 1944 Ayvalık depremi Sonra resmi açıklamalarda 17.480 kişinin hayatını kaybettiği son yüzyılın en büyük depremi 1999 Gölcük depremi. Ülkemizde Gölcük depreminden önce de depremler olmuştu ancak o büyük depremde görüldü ki, Gölcük depreminin öncesinde meydana gelen depremlerden hiç ders alınmamış, Depremler geçmişte olduğu gibi gelecekte de olacaktır,en az hasar ve kayıp için depremlerle yaşamayı öğrenmeliyiz.  Peki depremle yaşamayı öğrenmek ne demek?  Depremi tanımak demek, deprem konusunda bilinçli olmak demek, her zaman depreme karşı hazırlıklı olmak demek. Yeni yapıları depremi göz önünde bulundurarak usülüne uygun olarak yapmak demek. Biz de Ayvalık’ta deprem konusunda farkındalık yaratmak için, depreme karşı nasıl hazırlıklı olabilirizi konuşmak için bugün bu paneli düzenledik” dedi.

“DENİZ İÇİNDEKİ FAYLAR ARAŞTIRILMALI”

TMMOB Jeloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er, Balıkesir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden Doç. Dr. Şener Ceryan, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Balıkesir Kemal Gürçay Yenigün ve Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Ayvalık Temsilcisi Bülent Özgen konuşmacı olarak katıldı. Bülent Özgen depreme yönelik bilgi vererek başladığı konuşmasında, ülkemizi tehdit eden ozellikle deniz içindeki faylar konusunda, bugune kadar hiçbir çalışmanın yapılmadığından, tusinami planlarının, afet ve acil planların güncellenmesi gerektiğini belirtti. Özgen,” İklim degisikligi risk yonetimi ve stratejisinin belirlenmesi gerekiyor, afetlere karşı uygun yol haritası olması gerekiyor ve bunun için çevre kontrol ve deprem dönüşüm ile yapı kontrol müdürlüğü teş kil edilmesi gerekir. Kötü iklim politikalarını hak etmiyoruz, sel felaketlerinden sonra ollağanüstü değil, ülke çapında mücadele etmek icin ohal istiyorum”dedi. Panelin dinleyicileri arasında yer alan Ayvalık Kaymakamı Gökhan Görgülüaslan, Japonya Kobe depreminden sonra bölgede yaptığı inceleme ve gözlemlerini katılımcılarla paylaştı.

“DEPREM ÜLKEMİZİN BİR GERÇEĞİ”

Depremin ülkemizin bir gerçeği olduğunu hatırlatan Kaymakam Görgülüaslan, “Onunla beraber yaşamak zorundayız. Bu tür tabiat olaylarının öncesi, sırası ve sonrasında bir takım planlamaları büyük bir koordinasyon içinde yapmak gerek. Tabiatın kendine göre belirlediği kuralarla var, onlara karşı durmaktansa onları gerçeğinde kendimizi planlamak zorundayız. Deprem ülkemizin olmazsa olmaz, tedbir alınması gereken konularından biri. Bu organizasyonlar toplumun her kesimiyle birlik ve beraberliği gerektirir. Japonya ‘da ben bunu gördüm. Öncesinde yapılacaklar belli herkesin görev tanımı var. Japonya’daki insanların disiplinli tavrı dikkatimi çekti. Çok büyük yıkım olmuş, yakınlarını kaybetmiş insanlar belli bir düzen içerisinde, büyük bir disiplinle gelip ihtiyaçlarını alıp kendi alanlarına çekildiler. Ayvacık’ta yaşamış olduğumuz depremde,  devlet bütün kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile çok hızlı hareket edip samimi bir gayret sergiledi ama ondan sonraki süreçte insanlarımızı belli bir alana kanalize edebilmek ve disipline etmek çok sorun olmuştu. Öncesine yönelik eksikliklerimiz olabilir ama kural doğayı çok iyi anlayıp gerekli planlamayı yapabilmek. Deprem bizi etkilemez demeksizin onun üzerinde yoğunlaşmamız gerekiyor” dedi.

“EDREMİT FAY ZONU VE HAVRAN-BALYA FAY ZONU BU BÖLGEYİ ETKİLER”

Türkiye ve Ayvalık’ın depremselliği üzerine yapılan araştırmaları anlatan Balıkesir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden Doç. Dr. Şener Ceryan, “ Kandilli rasathanesi verilerine göre 1900-2017 arasında bölgeyi etkileyen 5 büyük deprem yaşanmış. Bölgeyi Kuzey Anadolu fay hattının güney kolu etkiliyor. MTA’nın 2013 yılında yaptığı diri fay haritasına göre; Biga-Çan fay zonu, Sarıköy, Yenice-Gönen fayı, Edremit fay zonu, Havran- Balya fay zonu, Bergama-Foça fay zonu etkiliyor. Son büyük deprem üzerinden 72 yıl geçmiş. Edremit Fay zornunda 7.1 şiddetinde, Havran- Balya fay zonunda 7.2 şiddetinde deprem beklemeliyiz. Ayvalık için en önemli fay zonu Edremit fay zonudur. 6.5 aşan bir depremle karşılaşma olasılığı Ayvalık ve çevresi için 10 yıl içindeki olasılık yüzde 36, 50 yılda ise yüze 90’ı geçer. 7 şiddetini geçen bir deprem için 10 yıl içinde en az bir kez meydana gelmesinin yüzde 16, 20 yılda ise yüzde 30, 50 yıl içinde yüzde 60, 75 yıl içinde yüzde 73 olarak görülmektedir” dedi. Ayvalık’ın zemini hakkında da bilgi veren Ceryan, sıvılaşma beklenebileceğini acilen ilçe zemininin bir deprem sırasında nasıl tepki vereceğinin belirlenmesi, fay hatlarıyla sismolojik çalışmalar yapılması gerektiğine işaret etti.

“TÜRKİYE’DE ARAŞTIRMALAR ÇOK YETERSİZ”

Diri fay araştırmalarından bahseden TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Balıkesir Kemal Gürçay Yenigün , “Buraya hangi bilim adamı gelip bu söylenenleri söyleyebildi? Ayvalık’ta hiç fay görebiliyor musunuz? Ayvalık’ta hiç fay görünmüyor. Havran’dan geçip Gömeç’e giden bir fay görülüyor. Jeoloji Mühendisleri tarafından yapılmış bir çalışma var google üzerinde. Balıkesir fayı da yeni bulundu 92 yılındaki haritada yok. Türkiye’de çalışmalar çok yetersiz. Denizlerde araştırma neredeyse hiç yok. Marmara denizinde petrol araştırması dışında bir şey yok. Ne jeolojik haritalarımız harita ne diri fay haritası harita olarak bitmiş değil. 1900 yılından sonra ölçü aldık diyorlar ama İstanbul çevresinin alınmış, burasının alındığını sanmam. Biz birinci derecede deprem kuşağındayız. Ayvalık’ta ve Ege denizinde bilinmeyen bir fay hattı olmalı burayı etkilemesi için. Böyle bir haritanın mutlaka yapılması lazım. Bizim Ayvalık’ın sorununu o çözer. Esas mesele Ayvalık kenti alüvyon zemin üzerinde. Bu zeminde oturma ve sıvılaşmaların yerleri mutlaka haritalarda belirlenmeli.  1/500 binlik planlar var acaba bunlar bu haritalarda işlenmiş mi? Bunları halk olarak belediye ve kaymakamlığa sormalısınız. Bunları takip edecek Jeoloji Mühendisi Ayvalık Belediyesi’nde olmalı. Bu zeminlere her bina yapılmaz” dedi.

“YA DEPREME HAZIRLIKLI OLACAĞIZ YA DA BEDELİNİ ÖDEMEYE”

Panelin moderatörlüğünü üstlenen TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Engin Er, “Tabandan tavana doğru herkesin depreme hazırlıklı olması gerek. Deprem dediğimiz zaman can kaybını unutmamak lazım. Sadece bu bölgede oluşan bir depremden Ayvalık etkilenmeyecek. Türkiye aktivite açısından çok önemli bir bölge, Ayvalık’ta aktivite açısından çok önemli bir bölge. Ya depreme hazırlıklı olacağız atlatacağız ya da bunun bedelini ödemeye hazır olacağız” dedi.

Katılan vatandaşlar ilçede son yıllarda bina sayısının arttığını, denetim olup olmadığı konusunda yeterli bilgi bulunmadığını, Rumlar zamanında yapılan evlerin çoğunlukta olduğu ve yeterli onarım yapılamadığına dikkat çekerek vatandaşların hiç bilgilendirilmediği söyledi. Ayrıca Ayvalıkla ilgili bir afet planı olduğunun bilindiğini ancak bu planın güncellenip güncellenmediği konusunda bilgi olmadığı belirtildi.