AKARSUYUN OĞULLARI ENDİŞELİ

1217

Nilgün KAYA

Yeşilgöl Dağları’ndan doğarak Ortaca- Dalaman sınırını çizen 229 km’lik Dalaman Çayına yeni bir HES barajı daha yapılacak olması bölge insanı kadar, bölgeye yılda ortalama,  30 bin kişiyi rafting için getiren merkezlerde de endişe yaratıyor. Kendilerine ‘akarsuyun oğulları’ diyen rafting rehberleri, HES barajı gelince bölgenin güzelliği ve dolayısıyla rafting sporunun biteceğini, ekonomiye ve turizme katkısı olan sporla elde edilen gelirin de yok olacağını söylüyor.

Akdeniz ve Ege Bölgesinin sınırını oluşturan Dalaman Çayı denilince ilk akla gelen Rafting, HES barajları çalışmalarıyla sona erme tehlikesi yaşıyor.  3 bin 500 km karelik havza alanına sahip Dalaman Çayı üzerinde Dalaman HES Santralleri adı altında 6 santral bulunuyor. Dalaman çayı Narlı mevkisine MAYES Elektrik Üretim A.Ş. tarafindan Narlı Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) yapılacak. Şantiye sahası ve baraj yolu için çalışmaların başladığı öğrenildi. Toplam, 89.146 MWm kurulu gücündeki Barajın drenaj alanı 4 bin 629 kilometrekare olacak. Dalaman Havaalanının yapılmasından sonra turizm hareketliliği artan bölgede barajlar ve HES’ler öncesi 26 km’lik alanda rafting yapılırken artık çay üzerinde zorluk derecesi 4 olan 4-8 km’lik bir alanda rafting yapılabiliyor. R3 adı verilen bu parkurun da yeni yapılacak Narlı Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) ile kapanabileceği belirtiliyor.

RAFTİNG, BÖLGE İÇİN BACASIZ FABRİKA

Rafting heyecanını yaşamaya Dalaman çayına Türk vatandaşlara ilave olarak Marmaris, Bodrum, Ortaca, Dalyan ve Fethiye bölgesine tatile gelen turistlerin büyük ilgi gösterdiği,  Rusya, İngiltere, Hollanda, Almanya’nın yanı sıra İran, Lübnan, İsrail ve Suudi Arabistan’dan turistlerin de yoğun olarak geldiği belirtiliyor. Dalaman Çayı üzerinde 5 merkez aracılığıyla yapılan rafting, dördü Nepal’den diğerleri Türkiye’nin farklı illerinden gelen yaklaşık 40 rehberle birlikte, yakın köylerle birlikte transfercisi, yemekçisi, aşçısı ve rehberleri ve aileleri ile yaklaşık bin kişiye de iş imkanı sağlıyor. Bir önceki barajın yapılmasıyla ziyaretçi ve geliri yarı yarıya azaldığı belirtiliyor. Acentelerden rehberlere kadar zincirleme şekilde gerçekleştirilen bir spor ve turizm faaliyeti olan rafting ile bölgeye yarı yarıya azalmasına karşılık yıllık yaklaşık 4 milyon lira girdi sağlanıyor.  En yoğun dönemini 15 Mayıs-15 Ekim tarihleri arasında yaşayan ve özellikle yabancı turistlerin akın ettiği Dalaman Çayı’ndaki rafting heyecanına HES nedeniyle nokta konuluyor.

“RAFTİNGİN DEVAM ETMESİ HEM TURİZM HEM İSTİHDAM AÇISINDAN ÖNEMLİ”
1996 yılından beri Rafting rehberliği yapan Salih Orhan, “Dalaman Çayında rafting 1991 yılında başladı. R1 parkuru ile başladık. Dalaman’a en yakın parkurla başladık. Orası HES nedeniyle kapandı. R2 parkuru açtık yine baraj nedeniyle kapandı. R3 parkurunu açtık buraya da baraj yapılmak üzere. Projeyi bilmiyoruz ama bu parkurunda biteceğini söylüyorlar. Buraya yıllık 20-30 bin kişi yabancı ülkelerden ve ülkemizden dahil rafting yapmaya geliyor. Baraj sonrası rafting kesinlikle bitecek. Herhangi bir açık parkur kalmıyor. Bir kısım su salacaklarını söylüyorlar ama şu anki su bile yeterli değil.  Az kalıyor. Rafting yapılacak 5-6 km lik parkur bırakılması önemli. Bu işten ekmek yiyenler çok raftingin devam etmesini istiyoruz” dedi.

“BURAYA BARAJ VE HES YAPILDIĞINDA RAFTİNG ÖLECEK, TURİZM ZARAR GÖRECEK”

Extatlon Haydi Kampa firması rehberlerinden Özgür Tatar, “Bizim işletmemizde 8 rehber rafting yaptırıyor bunun dışında köylerden gelip çalışanlar var. Bu nehirde 12 yıldır çalışıyorum. Barajlardan dolayı akarsularımız akmaz hale geliyor, parkurlarımız azaldı. Son olarak yine bir baraj gündemde. Baraj yapılıp sular alınırsa bizim bu parkurumuzun da kapanması ve turizmin sekteye uğraması söz konusu. Doğal çevre için akarsuların durdurulmasının zararını söylemeye gerek yok ama turizmde ciddi derecede etkilenecek. Barajın yapılmaması halinde rafting devam edecek, yapılırsa da raftingin devamı için su planlaması yapılması gerekir” dedi.

“R2 PARKURUMUZ DÜNYACA ÜNLÜ PARKURDU BARAJ SULARI ALTINDA KALDI”

HES’ler öncesi bölgeye günde en az 200 kişiden ayda 6 bin kişi rafting için bölgeye gelirken HES ve barajların yapılması ve parkurların kapanmasıyla aylık 1500 kişiyi zor bulduklarını belirten Rehber Barış Koç , “7 yıldan beri Dalaman çayında rehberlik yapıyorum. Gördüğünüz nehirde yıllardan beri eğlenceli vakit geçiriyoruz ve ülkemize dışarıdan gelen turistler de memnun ayrılıyor. 2012 yılında Dalaman Çayı alt tarafında Ak köprü de baraj yapıldı. Elimizde kalan tek parkur da bu nedenle R 3 parkur ama bu parkurun üst tarafına da baraj ve HES yapılmak isteniyor. Bu baraj ve HES yapıldığında burada zaten bütün turizm ölçecek. 2014 yılından beri büyük bir düşüş var. Önceden yüzde 75’i yabancı turist geliyordu şimdi bu sayı çok düştü. Neden derseniz Çayın her tarafına HES, baraj yapılıyor. Bu bizi çok kötü etkiliyor. R2 parkurumuz dünyaca ünlü bir parkurdu ve 7 yaşından 70 yaşına herkes rafting yapabiliyordu ama şimdi 150 metre su altında kaldı. Burada baraj yapıldığı zaman rafting kesinlikle ölecek. Bizler buraya farklı illerden geliyoruz biz rehberler mesleğimizi kaybedeceğiz ve geçim kaynağı sağlayan köy halkı geçim kaynağını kaybedecek. Sadece bizim şirketimiz kalabalık sezonda 15 rehbere kadar çalıştırıyordu ama şu anda baraj ve HES’ler nedeniyle 8’e düştü. Burada servisçilik yapan, gelen misafirlere yemek hazırlayan, bakkaldan ve elde ettikleri ürünlerden satan köy halkı var. Onlar da çok etkilenecek. Burada HES yapılmasını kesinlikle istemiyoruz” dedi. Kano Turizm rehberlerinden Aydemir Orhan, “Buraya baraj yapılacağını duyduk bu bizi çok etkileyecek. Çünkü çalışan çok. Suyumuzu aldıkları zaman rafting bitecek. Bittiği zaman da  ekmeğimizi nasıl kazanacağımızı bilmiyoruz” dedi.  

“BURAYI ÇOK BEĞENDİK, RAFTİNG BİTMEMELİ”

İlk kez rafting yaptığını belirten Yıldıray adlı vatandaş, “Burayı çok beğendik, herkese tavsiye ederiz. Buraya HES’ler yapılmasına karşıyız. Doğal güzellikleri katlediyorlar. Bir maden gördük bunu nehre değil başka yere de yapabilirler. Şu an ki halinden gayet memnunuz” derken Halil Atay adlı vatandaş, “Burada bir baraj çalışması yapılacakmış, gerçekten turizmi çok fazla baltalayacağını düşünüyorum. Dünyada ilk 13 içinde olan Rafting parkuru baraj suyu altında kalmış bu bizi çok üzdü. Umarız ki bu proje gerçekleşmez ve doğa sporu rafting Dalaman’da yapılmaya devam eder” dedi. Rafting sporunu severek yaptığını belirten vatandaş Şengül Başkıran, “Biz doğaseverler, doğanın gücüne ve devam etmesine inananlar olarak buraya yapılacak HES projesinin raftinge engel olacağı kanısındayız ve HES Projesinin yapılmasını istemiyoruz” dedi.

“DOĞDUĞUMUZ, BÜYÜDÜĞÜMÜZ, YAŞADIĞIMIZ YERLERİ, MANEVİ DEĞERLERİMİZİ YOK ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Narlı Köyü Muhtarı Mevlüt Yılmaz’ın oğlu Erdinç Yılmaz suya gem vurulduğunu belirterek, “Burada HES projeleri var. Doğduğumuz, büyüdüğümüz, yaşadığımız yerleri ve manevi değerleri yok etmeye çalışıyorlar. Zaten Dalaman çayı üzerinde 5-6 HES var. Yeterince yapıldı. Bu rafting yapılan son parkur ve buranın da bize kalmasını istiyoruz. Köyümüzün yakınında rafting yapan bir şirket var ama yarın çoğalacağına inanıyorum. Köyümüzün geleceği de canlanacak. 20-30 bin ziyaretçimiz olacak çünkü rafting için gelenler köye de uğruyorlar. Muhabbet ediyoruz, ufkumuz açılıyor. Yapılacak proje ile su altında kalınca köyümüz gibi rafting de kalmayacak. Biz bu şekilde olmasını istemiyoruz bir çözüm bulunmasını istiyoruz” dedi.

Narlı köyü gençlerinden Kamil Kaan Kaya, “Köyümüze yaklaşık 1970 yılından beri baraj yapılacağı söyleniyor en sonunda baraj için anlaşma olmuş. Şantiye kurulmak için geldiler. Köyümüzden kimse gitmek istemez. Narlı köyümüzü gelip görsünler, çok güzel. Kendi gençliğimin de gitmesini istemiyorum ve baraj yapılmasını istemiyorum” dedi.