Nilgün KAYA
Her yıl, su kuşlarının mevsimsel göç hareketlerinin en az olduğu Ocak ayında gerçekleştirilen Kış Ortası Su Kuşu Sayımı (KOSKS) Körfez Bölgesinde, 27-28 Ocak tarihlerinde yapıldı. İki günlük çalışmada Ayvalık’ta 14 bin 842, Körfezde 4 bin 244 Su kuşu sayıldı.


Ayvalık ve Körfez Bölgesi’nde 2026 yılı KOSKS çalışması tamamlandı. Geçen yıllarda olduğu gibi Kuş gözlemcisi, yaban hayatı araştırmacısı Kadri Kaya tarafından yapılan sayıma Ayvalık DKMP (Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü) araç desteğinde bulundu. Edremit’ten Kuş gözlemci Emre Eskihoran ve Ayvalık’tan kuş gözlemci Nilgün Kaya KOSKS 2026’ya destek verdi.


TÜM SULAK ALANLAR VE KIYI ŞERİDİ TARANDI
İki gün süren KOSKS çalışması, 27 Ocak Salı günü Altınova ile başladı. Küçükköy ve Ayvalık’ın ardından ikinci gün Gömeç, Burhaniye, Edremit ve Havran ilçelerinde çalışma yapıldı. 2026 yılı KOSKS çalışmasında Ayvalık, Altınova, Küçükköy, Gömeç, Burhaniye, Havran ve Edremit’in tüm sulak alanları ve kıyı şeridindeki su kuşlarının sayımı yapılmış oldu.



“AYVALIK’TA 20 YILDIR İZLEME ÇALIŞMASI YAPIYORUZ”
Kış ortası su kuşu sayımının, su kuşu popülasyonlarının ve sulak alan ekosistemlerindeki değişimlerin uzun dönemde izlenebilmesi için kullanılan temel yöntemlerden biri olduğunu belirten ve çalışma ile ilgili bilgi veren Kadri Kaya, “Su Kuşlarının kışın çok az hareket ettiği ve beslenebilecekleri sulak alanlara çekildiği bir dönemde, her yıl aynı noktalardan bu sayımı yapıyoruz. Sayım sonuçları ve bazı analizler dünya ölçeğinde Uluslararası Sulak Alanlar Kurumu ve Dünya Kuşları Koruma Kurumu ile paylaşılıyor.

2026 KOSKS (Kış Ortası Su Kuşu Sayımı) verilerini, bölgenin geçmiş yıllardaki kuş grafiği ve habitat değişimleriyle kıyasladığımızda, hem sevindirici hem de alarm verici birkaç temel sonuç ortaya çıkıyor.


Özellikle Ayvalık ve Körfez hattındaki bu sayımlar, sadece kuş sayısını değil, sulak alanlarımızın “sağlık karnesini” de gösteriyor. Ayvalık’ta 20 yıldır izleme çalışmaları sonunda şunu diyebiliriz; 276 tür kuş gördük şimdiye kadar. Bu, küçük miktarda ve az sayıda sulak alana sahip bir yer için çok iyi bir rakam. Buradaki insanlar bu açıdan şanslılar, o yüzden biz de seviniyoruz. Ayvalık’ta iki mahalli öneme sahip sulak alanımız var. Madra Çayı boyunca oldukça çeşitli sayıda kuş görebiliyoruz. Tuzla’da yine Flamingolar, ördekler ve martı benzeri su kuşlarını görebiliyoruz. Badavut’ta yine bir tuz gölümüz var. Etrafındaki çayırlıklar gerçekten çok iyi ve çok zengin bir habitat bizim için. Küçükte olsa çok zengin bir habitat çeşitliliğine sahibiz ancak Sulak alanlarımız tahrip ediliyor, küçülüyor ve yok ediliyor mesela. Yakınlarında ya da içinde villalar ya da benzeri yapılaşmalarla karşılaşıyoruz. Bir sene yüzlerce, binlerce kuş saydığımız sulak alanı bir sonraki yıl yerinde göremeyebiliyoruz. ” dedi.

Körfez bölgesi ile ilgili olarak Kadri Kaya, “Havran Barajı ‘ndaki yırtıcı hareketliliği (Gökdoğan, Atmaca, Şahin) ve Kadıncık Deresi’ndeki Kulaklı Batağan gözlemleri oldukça değerli. Kumru, Şaka, Tepeli Toygar ve Ak kuyruksallayan gibi türler hemen hemen her durakta kaydedildi. Bu da dahil şeridinin bu türler için kışlak olarak önemini gösteriyor. ” Dedi.

Gümüş Martı sayısının 10.000’i aşması, bölgedeki “antropojenik” (insan kaynaklı) besin kaynaklarının (çöplükler, balıkçı atıkları) hala çok baskın olduğunu gösteriyor. Bu durum, daha hassas olan kıyı kuşlarının (cılbıtlar, kum kuşları) üreme ve beslenme alanları üzerinde baskı oluşturabilir. Flamingo sayılarının (özellikle Nikita ve Tuzla hattında) binli sayılara yaklaşması, bu alanların tuzluluk oranının ve besin zincirinin (Artemia vb.) hala stabil olduğunu kanıtlıyor. Yeşilbaş dominantlığı devam ederken, Pasbaş patka ve Tarakdiş gibi daha nadir türlerin tek tük görülmesi, derin su habitatlarının (göletler ve barajlar) kışlama için hala “ikincil” güvenli limanlar olduğunu gösteriyor.

2026 KOSKS sonuçlarına göre bölgesel sorunlar ve habitat tehditlerini üç kritik konuda toplayabiliriz. İlki Habitat Parçalanması; Madra Çayı’ndan başlayıp Ayvalık içlerine kadar uzanan hatta kuşların çok küçük noktalara (THK pisti, Nikita Deresi gibi) sıkışması, sulak alanların etrafındaki yapılaşma baskısının arttığını işaret ediyor. Kirlilik ve Atık Yönetimi bir diğer sorun. Karayolları çöplüğü gibi noktalarda binlerce martının birikmesi, modern atık yönetimindeki eksikliklerin kuşları sağlıksız beslenme odaklarına yönlendirdiğini gösteriyor. Bu durum, kuş yoluyla taşınabilecek hastalık riskini artırıyor. Üçüncü konu Kıyı Şeridi Kullanımı. Ören ve Burhaniye gibi turistik bölgelerde su kuşu sayısının (özellikle kıyı kuşlarının) düşük kalması, kıyı bandındaki insan hareketliliğinin ve ışık kirliliğinin kuşları daha izole alanlara (Kadıncık Deresi, Orjan) ittiğini gösteriyor. Kritik Tehdit şu; Su Seviyeleri ve Kuraklık. Havran ve Madra Barajı verilerindeki düşüklük (veya tür kısıtlılığı), barajların doğal sulak alanların yerini tutamadığını, sadece geçici sığınak olduğunu gösteriyor.

Tuzla ve Karakoç’un Önemi burada daha iyi anlaşılıyor. Ayvalık DKMP ile yaptığım çalışma sonucu Ayvalık’ta Şeytan Sofrası ve Karakoç deresinin sulak alan ilan edilmesini sağladık. Bu iki alanın hala çok çeşitli tür barındırması (Kaşıkçı, Kervan çulluğu vb.), bölgedeki en acil korunması gereken noktaların buralar olduğunu gösteriyor.

Gri Balıkcıl – Küçük Ak Balıkcıl – Büyük Ak Balıkcıl
Veriler, Ayvalık ve Körfez’in hala devasa bir “Biyolojik Koridor” olduğunu kanıtlıyor. Ancak, popülasyonun martı gibi genelci türlere kayması, biyolojik çeşitliliğin (farklı tür sayısının) uzun vadede azalma riski taşıdığını gösteriyor. Bu veriler koruma amaçlı bir rapor olarak kullanılabilir. Nikita Deresi ve çevresindeki yapılaşmanın durdurulması, Tuzla bölgesinin “Kesin Korunacak Hassas Alan” statüsünün denetlenmesi, Çöplük alanlarının kuşlar için erişilemez hale getirilerek doğal beslenme alışkanlıklarına dönmelerinin sağlanması, öncelikli konular olmalıdır.” Dedi.
AYVALIK’TA 14 BİN 842, KÖRFEZDE 4 BİN 244 SU KUŞU SAYILDI
“Ayvalık’ta 18 noktada, 33 türde, toplam 14 bin 842 kuş sayımı yapıldı. Bölgede en çok gözlenen kuşlar ise şöyle; 10 bin 237 Gümüş Martı, 1175 Karabaş Martı, 766 yeşilbaş ördek ve 784 Flamingo ve 351 Fiyu.
Gömeç ‘te 2 noktada 28 türde toplam 2 bin 953 kuş sayıldı. En çok görülen türler şöyle; Akdeniz martısı 1315, Gümüş martı 625, Karabaş martı 412, Kara Karınlı Kumkuşu 190,
Flamingo 96, Burhaniye ‘de 2 noktada 14 türde toplam 592 kuş gözlendi. En çok görülen türler; Karabaş martı 335, Gümüş martı 95, Yelkovan 36, Karabatak 12. Edremit’te 1 noktada 22 türde toplam 1350 kuş sayıldı. En çok görülen türler şöyle; Karabaş martı 941, Akdeniz martısı 223 ve Karabatak 18. Havran’ da 1 noktada 3 türde kuş sayımı yapıldı. Yeşilbaş, Bahri ve Karabatak görüldü.
İzleme çalışmasında, yaşam ve yaban hayat için önem arz eden sulak alanların kentleşme, turizm ve bilinçsizlikle kurutulmaya devam edildiği tespit edildi.
2023 yılında Ayvalık’ta 13 bin 422, Körfez bölgesinde 7 bin 30 su kuşu, 2024 yılında Ayvalık’ta 11 Bin 700, Körfez Bölgesinde 4 Bin 244, 2025 yılında Ayvalık’ta 14 bin 929, Körfez Bölgesinde 4 bin 244 su kuşu sayılmıştı.
#gazeteayvalık
@gazeteayvalık
#ayvalık
#kosks
#kuşgözlem
























