Zeytinyağında her damlanın dijital kimliği olacak

Fotoğraf: Kadri Kaya

Nilgün KAYA

Zeytinyağında ‘Karekod’ Devrimi başlatacak Ayvalık, ‘Vitrini’ dijital kimlikle dünyaya açıyor.

Rekoltede yüzde 40 düşüş tehdidi altındaki sektör, krizi fırsata çevirmek için harekete geçti. İşte ‘organik zeytin köyü’, lisanslı depoculuk ve AB coğrafi işareti ile yükseliş stratejisi belirledi.

Türkiye’nin “vitrin” ürünü Ayvalık Zeytinyağı, sektörün yaşadığı derin krizi teknoloji ve köklü stratejilerle aşmaya hazırlanıyor.

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, yaptığı açıklamada, “yok yılı” ilan edilen 2025-2026 sezonunda dahi dünya restoran masalarında ambalajlı ürünle yer almak için “karekod” devrimini başlattıklarını duyurdu. Amaç, taklit ve tağşişin önüne geçerek, tüketiciye “bahçeden sofraya” tam şeffaflık sunmak.

Her damlanın dijital kimliği olacak

Ayvalık Ticaret Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen dijital dönüşüm projesi kapsamında, her şişe zeytinyağına özel bir “karekod” kimliği verilecek. Pilot bölge olarak belirlenen Mutluköy ve Murateli mahallelerinde başlatılan “Organik Zeytin Köyü” projesiyle entegre edilecek sistem sayesinde, tüketici telefonunu karekoda okutarak;

Başta üreticinin kimliği olmak üzere zeytinin toplandığı bahçenin parsel bilgisini, hasat zamanını, laboratuvar ve duyusal analiz sonuçlarını öğrenebilecek, Coğrafi işaret doğrulamasını anında görebilecek.

“Bu sistem, yaratmaya çalıştığımız marka değerinin en büyük düşmanı olan taklit ve tağşişe karşı en güçlü silahımız olacak” diyen Başkan Uçar, “Ayvalık bu sisteme öncülük ederse, Türkiye uluslararası arenada lider konuma yükselebilir” dedi.

“Dünya masalarında ambalajlı yer almalıyız”

Uçar, dünyanın en iyi 3 zeytinyağından biri gösterilen Ayvalık’ın asıl hedefinin dünya masalarinda ambalajlibyer almak olduğunu belirterek, “Yurt dışında olmamız gereken yer, kaliteli bir şekilde restoran masalarının üzeridir. Ancak bu, ambalajlı ve markalı ürünle mümkün.” Dedi.

Uçar, bu hedefe ulaşmak için yetkililerden, “Ambalajlı ihracata kilogram başına 2-5 dolar destek, dökme ihracatta yasak yerine 150 bin tonluk yıllık üst sınır, markalaşma ve tanıtım desteklerinde yüzde 50 artış, AB Gümrük Birliği’nden doğan kota engelinin kaldırılarak, Fas ve Tunus’la eşit şartların sağlanması” talepleri olduğunu ifade etti.

Fiyat İstikrarı için Lisanslı Depoculuk”

Sektörün kronik sorunu olan fiyat dalgalanmalarına ve üreticinin maliyet altında satış yapmasına çözüm olarak, Türkiye’de bir ilk hayata geçirildiği; Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) koordinasyonunda, Edremit Körfezi’ndeki oda ve borsalarla birlikte 6000 ton kapasiteli “Kuzey Ege Zeytinyağı Lisanslı Depoculuk” projesinin başlatıldığına dikkat ceken Uçar, bu sistemle, ürün arzının planlanacakğını, spekülatif hareketlerin önüne geçileceği ve ihracatçının kaliteli ürüne kesintisiz erişebileceğini kaydetti.

Rekolte Düşüşüne Rağmen ‘Var Yılı’ Umudu

2025-2026 sezonunda zeytinyağı rekolesinde ‘var yılı’ etkisinin görüleceğini belirten Uçar, “Dış ve hedef piyasalara bağlı olarak ihracat için 2022-2023 sezonunda olduğu gibi bir fırsat yılı olabilir. Dış piyasalara çalışıldığı taktirde 700-800 milyon dolar arası ihracat gerçekleştirebilir. Ambalajlı ürün ihracatı yüzdesi arttırılmadıkça, beklenen katma değerin gerçekleşmesi de zor” dedi.