Zeytinyağının başkenti için ortak güçle global sahneye: Ayvalık’tan Uluslararası festival vizyonu

Fotoğraf: Kadri KAYA

Röportaj Nilgün KAYA

Ayvalık Zeytin Hasat Festivali ve festivalin geleceği üzerine Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar ile Gazete Ayvalık okurları için röportaj yaptım. Sohbetimiz Zeytin festivali ekseninde, Ayvalık’ın potansiyelini kolektif şekilde tanıtma vizyonu oluşturulması ve yerelden küresele, Ayvalık festivalleri için ortak güçle hareket edilmesi gerekliliği üzerinde yoğunlaştı.

Nilgün KAYA – Dile kolay bu sene 20.si düzenleniyor Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat ve Turizm Festivalinin. İlk sorum tarih belirleme ve paydaş ilişkileri üzerine olacak. Bu yılki festivalin tarihini belirlerken hangi süreçleri izlediniz?

Ali UÇAR– Yaklaşık dört hafta önce yönetim kurulu toplantımızı gerçekleştirdik. Amacımız etkinliği anket sonuçlarına göre değerlendirmek, yeni içerikleri planlamak ve tarih belirlemekti. Geçtiğimiz yıl Kasım’ın ilk haftasıyla çakışan bir Balıkesir tarım fuarı oldu. Bu nedenle Büyükşehir Belediyesi’nin önerisiyle takvimi öne çekmemiz gerekti. Ancak bir hafta öncesi de Edremit’teki FestOlive etkinliğiyle çakışıyordu. En sonunda anketlerin de desteğiyle 16–19 Ekim tarihleri arasında Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali’ni yapmaya yönetim kurulu olarak karar kıldık. Bunu bizimle bu etkinlikte paydaşımız olarak yol alan kurumlara her zaman olduğu gibi yazılı olarak bildirdik.

Nilgün KAYA – Ayvalık’ta zeytinden sinemaya özgün etkinlikler var. Ancak henüz ortaklaşa etkinlik vizyonundan söz edilemiyor. Kentimizdeki en eski festival olan Ayvalık Zeytin Hasat Festivalinin Ayvalık’taki diğer etkinliklerle entegre olması yönünde bir hedefiniz var mı? Ortaklaşa etkinlik vizyonu açısından düşünceniz nedir?

Ali UÇAR– Biz tüm etkinliklerin hem güçlü bütçe, hem de güçlü tanıtım başarısı sağlanabilmesi amacıyla tüm kurumların birleşerek gerçekleştirilmesinden yanayız. Yalnızca zeytin hasat festivalini değil, 8–10 güçlü etkinliği belirleyip kurumlar arası iş birliğiyle, bu etkinlikleri ortak bir takvime bağlayarak ve 1 yıl öncesinden ulusalda ve uluslararası medyalarda bu takvimi duyurarak, yerelde kalmaktan kurtuluruz . Tüm kurum ve kuruluşların bir araya gelerek Ayvalık’taki etkinlikleri organize etmesi, duyurması, acentelerle Turizm firmaları ve otellerle paylaşması ve bu etkinliklerin takviminin daha önce oluşturulması gerekiyor ki yapmış olduğumuz etkinliklerin yani atığımız taşın dalga boyu daha büyük olsun. “Ayvalık Markası” ancak bu şekilde daha yukarıya kaldırılabilir. Ayrıca, etkinliklerle ilgili çalışmaya daha erken başlanması gerekiyor, yani son bir hafta on gün kala yapmış olduğumuz bir etkinliğin sonuç vermediğini biz medya takip raporlarından net olarak görebiliyoruz. Bu yüzden tek etkinliğimiz olması sebebiyle biz Ayvalık Ticaret Odası olarak son yıllarda erken hazırlık süreçlerinin başarılı etkinlikler yarattığını net olarak gördük. Medya takip raporlarına göre, geçen yıl gerçekleştirdiğimiz 19. Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm festivali etkinliklerinin ulusalda kentimize kattığı reklam eşdeğeri, kentte yapılan tüm etkinliklerin toplamından daha fazladır. Sosyal medya hariç, 20 milyon TL lik reklam eşdeğeri ve tanıtım katkısı yaratılmıştır.

Nilgün KAYA -Festival ve etkinliklerin tanıtım çalışmaları bu açıdan sizce yeterli düzeyde mi?

Ali UÇAR- Az önce bahsettiğim gibi etkinlik hazırlıkları kentimizde gözlediğim üzere son 1 hafta 10 gün içinde yapılıyor. Duyuruları yerelde kalıyor. Hazırlık süresi kısa olunca da rutini yapıp geçiyorsunuz. Bizim amacımız sadece zeytin toplayıp yağ sıkmak, alışılmışı yapmak değil, her sene farklı konularda etkinlik yapıp, sonuç çıkarmak ve sektörel konulara turizm faaliyetlerimizin geliştirilmesine ve farklı başlıklara dikkat çekmek. Ayvalık Ticaret Odasının ortak görüşü, Zeytin hasat festivali de dahil olmak üzere daha önce bahsettiğim, kent ile bütünleşmiş ve tanıtıma büyük katkı sağlayacak sınırlı sayıda etkinliklerin mümkün olduğunca birlikte yapılmasından yanadır.

Nilgün KAYA -Uluslararası boyutu daha akademik ve kapsamlı hale getirmek adına ne gibi planlarınız var?

Ali UÇAR– İspanya, Yunanistan, Midilli, İtalya ve Kuzey Kıbrıs gibi bölgelerden konuşmacılar davet etmek istiyoruz. Ama sadece panel formatı yeterli olmuyor. Çalıştay gibi daha derinlikli akademik buluşmalar gerekiyor. İlgili borsa, oda ve kooperatiflerle bağlantıya geçerek deneyimlerini paylaşmalarını istiyoruz. Zeytin çeşidi ve zeytinyağı ile ilgili akademik araştırmalar yapan kurumların içindeki akademisyenlerin festivalimize katılarak tecrübelerini anlatacakları bir ortam oluşturmak istiyoruz. Bu sene bazı projelere iştirak ederek destek arayışındayız.

Nilgün KAYA- Festivalin sektörel gelişim açısından hedefleri nelerdir?

Ali UÇAR– Biz Ticaret Odası olarak üyelerimize fayda sağlayacak, markalaşmayı artıracak sektörel buluşmalar düzenliyoruz. Coğrafi işaretli ürünlerin ihracatı, ambalajlı ürünlerin pazarlanması gibi konular hep gündemimizde. Bunları etkinlik sonunda bir sonuç bildirgesine dönüştürüp ilgili kurumlara sunuyoruz. Örneğin Kuzey Ege’de zeytinyağı lisanslı depocuk çalışmasının ön hazırlıklarını geçen yıl planladık. Tanıtımını yaptık. Destek aradık. Konu ile ilgili başta TOBB Başkanımız Sn. Rifat Hisarcıklıoğlu, İç Ticaret Genel Müdürümüz Sn Adem Başar, UZZK dan sorumlu Kooperatifçilik Genel Müdürü Sn. Taha Enes Şener ve ilgili daire başkanlarını panellerimizde konuşmacı olarak misafir ederek yol haritamızı oluşturduk. Desteklerini aldık. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Onların destekleri sayesinde bugün Kuzey Egedeki 9 oda/borsa ve TOBB olmak üzere 6 bin tonluk Lisanslı Zeytinyağı Depoculuk sistemini kurmak üzere çok büyük yol almış durumdayız. Arsa tahsisini gerçekleştirdik ve hızla ilerliyoruz. Yapılan etkinlikler her ne kadar festival adı altında icra edilse de, kentin tanıtımına, marka değerine, turizm faaliyetlerine, üreticisinden ihracatçısına, işletmelerine hatta tüketiciye bile katkı sağlayabilecek şekilde planlanmalı somut sonuçlara ulaşmalıdır.

Nilgün KAYA -Festivalin geleceğine dair en büyük hedefiniz nedir?

Ali UÇAR– Festivalimizin mottosu”TURİZMİN DEĞERİ, ZEYTİNYAĞININ BAŞKENTİ AYVALIK”. Amacımız bu mottonun gereklerini gerçekleştirmektir. Sürdürülebilir yıla yaygın turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi, Ayvalık zeytinyağının ününün korunması ve markalaşmanın arttırılması, Zeytinyağı sektöründeki ünümüzün Gastronomi üzerinden turizm faaliyetlerine aktarılmasıdır. Bu yüzden biz bizeden, yani yerelden çıkıp ulusala ve uluslararasına etki edebilecek etkinlikler planlamalıyız. Bunu da vizyon, ortak akıl, strateji ve güçlü iş birlikleriyle gerçekleştirebiliriz.

#gazeteayvalık @gazeteayvalık #ayvalık @ayvalikticaretodası