“KIBRIS; TÜRKİYE’NİN ÖN CEPHESİDİR,ALACAK VERECEK DAVASI DEĞİL,”

2013

Nilgün  KAYA

Ayvalık İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Milli Davamız Kıbrıs’ adlı etkinliğe Kıbrıs Barış Harekâtı’na katılarak ‘Gazi’ unvanı ile onurlandırılan emekli yarbay ve yazar Atilla Çilingir konuşmacı olarak katıldı. Çilingir, Kıbrıs’ın Türkiye için önemine vurgu yaparak  “Kıbrıs, bir alacak verecek meselesi değil, Türkiye’nin ön cephesidir” dedi. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün harp akademileri öğrencileriyle beraber Antalya’da Toroslar bölgesinde bir tatbikatta, ‘Kıbrıs adası neden bu kadar önemli?’ diye sorduğunu,  aldığı cevabı yeterli bulmayan Büyük Önderin, ‘Kıbrıs adası elimizde olduğu sürece biz uluslararası kara sularına açılabiliriz. Kıbrıs adası elimizde olduğu sürece Türkiye’nin güneyden kuşatılmasını önleyebiliriz’ dediğini kaydeden Atilla Çilingir, “O zaman şu soruyu sormak lazım; Kıbrıs nedir, ne değildir? Kıbrıs Türkiye’nin ön cephesidir. Ama Kıbrıs bir alacak verecek davası değildir. Kıbrıs, ata yadigârı vatan toprağıdır ama Kıbrıs, verelim kurtulalım demek değildir. Kıbrıs, Lozan’da kurulan Türk- Yunan devletidir ama Kıbrıs bugünkü siyasetle birlikte birleşik Kıbrıs adı altında oynana Rum Bizans oyununun stratejisi değildir. Kıbrıs, Türkiye’nin uluslararası sulara açıldığı bir önemli penceredir ama Kıbrıs bugünkü yönetim şekline baktığınız zaman o bölgenin elden gitmesiyle Türkiye’nin hem güneyden kuşatmasının hem de uluslar arası sulardaki hakkının kaybolması anlamına gelecektir. Kıbrıs bir uçak gemisidir.  Paramparça edilen Arap baharı ve Büyük Orta Doğu Projesinin üssü olarak kullanılmaktadır bu nedenle Kıbrıs Türkiye için vazgeçilmezdir” dedi. “KIBRIS MİLLİ DAVASI ASLINDA HİÇ BİTMEYEN BİR DAVA”

Kıbrıs davasının tarihsel geçmişine bakarak güncel durumu irdeleyen Çilingir, “Burada oynanan tarihin geçmişinden gelen bir hesaplaşma vardır. Hıristiyan âlemi ile İslam âleminin o coğrafyadaki çatışma noktasıdır.  Rum Ortodoks Kilisesi günümüzde halen Kıbrıs’ın ele geçirilmesi için bu davanın içindedir. Kıbrıs çevresinde, Ortadoğu platosuyla eşdeğer özellikte ve nitelikte petrol yatakları var. Buradaki enerji kaynaklarının İsrail, Suriye ve Avrupa üçgeninde bir şekilde ya bir enerji hattıyla ya da tankerlerle taşınması savaşı var. Amerika, AB ve o bölgenin enerji kaynaklarını ele geçirmek isteyen devletler bu davanın içindedir. 15 Temmuz 1974’te gerçekleşen o darbenin esas hedefi Türkleri topyekûn ortadan kaldırmaktı. Bütün amaç Kıbrıs adasının elimizden çeke çeke alınmak istenmesidir. Bu hiç değişmemiştir. Bundan sonra da değişmeyecektir. Kıbrıs Milli davası aslında hiç bitmeyen bir dava. Bu dava oradaki anayasal ve tarihsel haklarımızı elde edinceye kadar, son nefese kadar devam edecek” dedi. “KIBRIS TÜRK’Ü AB HAVUCUYLA KANDIRILDI”

Kıbrıs’ın yakın tarihimizde ilk kez Cumhuriyet ordularının, devletimizin, milletimizin milli menfaatleri için yapmış olduğu bir savaş olduğuna dikkat çeken Çilingir, “Orada bir savaş yaşanmıştır. Adanın her karışında kan bedeli ve can bedeli vardır” dedi. Türk Mukavemet Teşkilatının efsane bir teşkilat olduğunu, Kıbrıs davasının 2002 yılında dönüşüm yaşadığını, Annan Planı ile ise davanın dönüştürüldüğünü, Kıbrıs Türk’ünün ‘AB havucuyla kandırıldığını’ söyleyen Çilingir, “Aldananlar ve aldatanlarla ilgili yargıyı tarih sayfaları yapacak. Bugün, bir karpuzun ortadan bölünmüş hali gibi kutuplaşan milletimizin görüntüsü ile o günkü görüntü çok farklıydı. Tarih yazılan gerçekler eğer konuşulmazsa bugün kendisinin tarih yazdığını sananlar ve halka doğruları nasıl anlatacağız?“ diye sordu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Merhum Rauf Denktaş’ın danışmanlarından olan Atilla Çilingir’in konuk olduğu konferans, aralarında Türk Eğitim-Sen Balıkesir 2 No’lu  Şube Başkanı Süleyman Demir, Türk Eğitim-Sen Ayvalık Temsilcilik Başkanı Mustafa Efendioğlu, Ayvalık Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Emin Necdet Öner’in de bulunduğu çok sayıda vatandaş tarafından dinlendi. Etkinlikte, Kıbrıs Gazilerinden Ayvalıklı Mehmet Evren de, anılarını paylaştı. Bölük çavuşu ile 4 arkadaşını Kıbrıs Harekâtında kaybettiğini anlatan Gazi Evren, anılarını anlatırken salonda duygusal anlar yaşandı.