Körfezin Can Damarı Tehdit Altında: “Nefesini Keserseniz, Sistem Çöker!”

Nilgün KAYA

Mart ayında uydu görüntüleri ile Ayvalık Körfezinin son sürümünü paylaşan ve körfezdeki hassas ekosistemin korunması gerektiğine işaret eden Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr Ahmet Cemal Saydam, Ayvalık İç Körfezinin geleceği üzerine hayati bir uyarıda bulundu. Saydam, Cunda Adası (Alibey) ile Ayvalık arasındaki dar geçidin sadece bir coğrafi nokta değil, tüm ekosistemin “akciğeri” olduğunu vurguladı.

Saydam’ın açıklamasında en çok dikkat çeken ve hayati önem taşıyan nokta; Ayvalık ile Cunda arasındaki dar geçidin, körfezin açık denizle su alışverişini sağlayan tek ana hidrolik kontrol kesiti olduğu yönünde. Saydam, bu kesite yapılacak herhangi bir müdahalenin, yerel bir sorun değil, tüm körfezi kapsayan bir zincirleme reaksiyonu tetikleyeceğini ifade etti.

Müdahalenin kaçınılmaz üç sonucu

Prof. Dr. Saydam, bu boğazın daraltılması durumunda yaşanacak felaket senaryosunu üç temel maddede özetliyor:

“Su giriş-çıkışı zorlaşır ve akım zayıflar, körfezin tazelenme hızı durma noktasına gelir. Su içeride daha uzun süre hapsolacağı için kendi kendini yenileme kapasitesi düşer. Dışarı atılamayan atıklar dipte birikir, su kalitesi hızla bozulur.”

“Mesele yer değil, sistemin bütünlüğüdür”

Saydam, gündemde olan yat limanı projesinin nereye yapıldığından ziyade, bu hassas “boğaza” olan etkisinin tartışılması gerektiğini belirtiyor. Körfezi parçalara ayrılamaz bir bütün olarak tanımlayan Saydam, şu çarpıcı tespiti yapıyor: “Bu hidrolik boğaza etki eden her müdahale, nerede olursa olsun aynı sonuca çıkar. Körfezin nefesini sıkarsanız, bütün körfez etkilenir. Ayvalık İç Körfezi’nin ekolojik sağlığı, bu dar geçitteki su sirkülasyonunun korunmasına bağlıdır.”

Bilimsel veriler ışığında yapılan bu uyarı, bölgede planlanan yapılaşma veya müdahalelerin sadece görselliği değil, doğrudan denizin yaşam hakkına etkileri üzerine düşündürücü.