Nilgün KAYA
Zeynep Kazancıgil’in kaleme aldığı “Eski Ayvalık Hikâyeleri”, okuru ilçenin popüler turistik rotalarından alıp, 1923 Mübadelesi ile şekillenen derin ve hüzünlü bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. 22 farklı öykü ve tarihi fotoğraflardan oluşan eser, Ayvalık’ın sadece bir tatil beldesi değil, aynı zamanda bir “vatan kurma” mücadelesinin merkezi olduğunu hatırlatıyor.
Kendisi de Midilli mübadili bir ailenin üçüncü kuşak ferdi olan Kazancıgil, çocukluğunda büyüklerinden dinlediği efsanevi anlatıları, bir yetişkinin gözlem gücüyle yeniden yorumluyor.
Geçmişin izinde bir kuşak hikâyesi
Kitapta, Midilli, Girit, Balkanlar ve Selanik’ten gelerek Ayvalık’a kök salmaya çalışan ailelerin yaşam, Rumlardan devralınan sessiz evlerin, Cumhuriyet idealleri ve büyük bir azimle yeniden canlandırılma süreci,
Adalardan taşınan mutfak kültürünün nesiller boyu korunma çabası, Göçün sert gerçekliğini sessizce sırtlanan mübadil kadınların yaşanmışlıkları ekseninde hayat buluyor.
Ayvalık’ta Kesişen Yollar: Atatürk’ten Nâzım Hikmet’e
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri de, Türkiye ve dünya tarihine yön vermiş isimlerin Ayvalık mübadilleriyle olan bağları. Eserde; Atatürk, Afgan Kralı Amanullah Han, Nâzım Hikmet, Vâlâ Nurettin ile usta ressamlar Orhan Peker ve Burhan Uygur’un ilçedeki izlerine dair az bilinen anekdotlar yer alıyor.
Modern Zamanlara Bakış: 1970 – 1990
Hafızalardaki yolculuk, yazarın kendi gençliğine, yani Ayvalık’ın henüz betonlaşmadığı ve turizmin dokusunu değiştirmediği 1970-1990 dönemine kadar uzanıyor. Kazancıgil, günümüz ziyaretçilerinin göremediği o eski karakterleri, mahalle kültürünü ve kültürel etkinlikleri samimi bir dille aktarıyor.
“Eski Ayvalık Hikâyeleri”, acının umuda karıştığı o büyük göçün ardından kurulan yeni hayatları, bir kentin hafızasında saklı kalan en saf haliyle günümüze taşıyor.
#gazeteayvalık
@gazeteayvalık
#ayvalık



























