“ULUSLARARASI AYVALIK ZEYTİN HASAT FESTİVALİ’NİN FORMATI TAMAMEN DEĞİŞMELİ”

967
fotograf: Kadri KAYA

Nilgün KAYA

Öncelikle bu geciken bir röportaj. Ayvalık Ticaret Odası Laboratuvar A.Ş Başkanı ve ATO Yönetim Kurulu üyesi Ali Uçar’ın sosyal medya hesabındaki paylaşımına rastlayıp, yaptığımız sohbeti yazıya dökme süreci kadar gündeme getirilmesi açısından da geciken bir konu.

Yerel ekonominin gelişmesi, yerel kültürün tanıtımı için öngörülü bir yaklaşımla 16 yıl önce başlatılan, ‘Şenlik’ havasında yaklaşılsa da sadece bir etkinlik olmayıp Ayvalık’ı anlatma sorumluluğunu üstlendi, zeytinin sorunlarına çözüm için Ayvalık’tan güç verdi ‘Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat Festivali’.

İçeriği her yıl tartışılsa da kent için önemi biliniyor kuşkusuz. Festivalin amacına uygun düzenlenmesi ve ziyaretçi kazanımları açısından yapılan eleştirilere, bu yıl Balıkesir Valisi Hasan Şıldak’ın, ‘Kendin söyle kendin dinle havasından kurtarılması ve içeriğinin zenginleştirilmesi’ yönündeki eleştirisi de eklendi. Etkinliğin koordinatörlerinden olan ATO Lab. AŞ. Başkanı Ali Uçar da, festivale yönelik eleştirileri, önerilerle birlikte festival komitesine ve Ayvalık Ticaret Odası Meclisi’ne sunarak festivale katılımcılar arasından değil düzenleyiciler arasından eleştiri getirmiş oldu.

Ayvalık Ticaret Odası Laboratuvar A.Ş Başkanı ve ATO Yönetim Kurulu üyesi Ali Uçar

Nilgün KAYA- Festival sonrası eleştirilerle birlikte önerilerinizi de içeren 11 maddeyi yönetim kuruluna sundunuz, sonrasında sosyal medyada paylaştınız. Bu yazıyı neden yazdınız?

Ali UÇAR- Bildiğiniz üzere 16.Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat Festivali etkinliğini 28-31 Kasım 2021 tarihleri arasında Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Ticaret Odası, Ayvalık Ziraat Odası, ATO Laboratuvar Hizmetleri A.Ş. olmak üzere 5 kurumun ortak çalışması, sponsor firmalarımızın destekleri, değerli protokolün ve halkımızın katılımıyla gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Tüm emeği geçen komite üyesi arkadaşlarıma, kurum kuruluş ve firmalara tekrar teşekkür ediyorum. ATO Yönetim kurulunda bulunduğum süre içinde yapılan 3 üncü, Festival tertip komitesi içinde yer aldığım 2. etkinlikti. Festival sırasında basın mensupları, misafirler, sonrası katılımcılar arasında yapmış olduğumuz anket çalışması ve şahsi gözlemlerimden çıkan sonuç raporunu, Ayvalık Ticaret Odası Meclisi’ ne gelir-gider hesapları ile birlikte arz ettim. Yönetimdeki son senemiz olması, daha geniş bir kitleye ulaşması ve gelecekteki etkinliklere de naçizane katkıda bulunmak için bu gözlemlerimi özet olarak paylaşmak istedim. En başından beri rutinleşmiş etkinliklerden uzaklaşmak gerektiğini, daha farklı bir tanıtım ve festival çalışması yapılması gerektiğini düşünmekteyim. 

Nilgün KAYA- Her festivalde anket şeklinde bir araştırma yapılıyor mu? Daha önce böyle bir eleştiri getirmiş miydiniz?

Ali UÇAR-Anket çalışmasını genellikle festival sırasında katılımcılar, stant kuran firmalara uyguluyoruz. Basın mensuplarının değerlendirmelerini de etkinlikler sırasında dinliyor, etkinlik ve sonrası yapılan haber ve köşe yazılarını takip ediyoruz. 2018 yılında da, 2021 yılında olduğu gibi hesap, görüş ve önerilerimi gündem maddesi haline getirip ATO Meclisi ile paylaşmıştım. 2019 yılında etkinlik Ziraat Odamız üzerinden yapıldı ve festival komitesi kendi değerlendirmesini yaptı. 2020 yılında pandemi yasakları yüzünden etkinlik olmadı. 2021 yılında tekrar ATO Lab. A.Ş üzerinden etkinlik gerçekleştirildi. Festival düzenleme komitesindeki paydaşlarımızın da etkinlik ile ilgili olumlu ve olumsuz yönleri görebilmesi için birebir anket çalışmamız oldu. Şahsen bu festival formatının tamamen değişmesi gerektiğini düşünmekteyim. 

 

Nilgün KAYA- Tespit edilen sorunlar yıllar içinde değişiklik gösteriyor mu yoksa hep aynı sorunlar mı yaşanıyor sizce? 

Ali UÇAR-Formatı değişmedikçe aynı sorunlar yaşanmaya devam ediyor ve edecektir. Fuar alanı sorunumuz bulunmakta. Katılımcı sayısı artınca Ayvalık meydanı yeterli olmuyor. Etkinlik tarihleri, resmi tatil ile (29 Ekim) çakıştığı zamanlarda alan tören amaçlı kullanıldığı için sıkıntılar çıkabiliyor. 2018 yılında Talat Paşa Caddesini ve At Arabacıları Meydanını da kullandık. Bence Ayvalık sokaklarına doğru şenlik havasında yayılmak tanıtıma ve esnafa katkı sağlıyor. Fakat mekanının önünü kullanmakta olan bazı esnaflara da rahatsızlık verdiğimizin farkındayız. Son kullandığımız Büyük park da, kademeli yapıdan dolayı katılımcıların konum problemleri ile zeminin yaratmış olduğu toz ve stant oluşturma sıkıntıları ile karşılaştık. İkincisi stantlarla ilgili alt yapı eksikliği var. Sürekli kiralama veya yeniden oluşturma maliyetleri karşımıza çıkıyor. Bütçesel sıkıntılarımız oluyor. Her festivalde tahmini bütçe yaparak sıfırdan başlıyoruz. Sponsorlar bulup, onlardan temin edeceğiniz bütçe üzerinden etkinliği planlıyorsunuz ve bütçenizin gelir kaleminin büyük bir bölümü festivalin bitiminde tahsil ediliyor. Bu da etkinliklerde kısıtlamalar, ödemelerde gecikmelere ve mağduriyetlere sebep oluyor. 

Nilgün KAYA- Festivalin içinde yer alan büyük firmalar Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nden bağımsız etkinlikler düzenliyorlar, bu etkinlikten ayrıldılar mı?

Ali UÇAR-Başta ulusal ve uluslararası markalarımız olmak üzere, atılım gösteren tüm yerel işletmeler ile butik firmalarımız bizimle beraberler. Marka sahibi olan , Ayvalık Zeytinyağı Coğrafi İşaretini kullanan tüm işletmelerimiz ile birlikte onların önerilerini de dikkate alarak daha geniş içerikli etkinlikler planlamak ve yapmak bu işin en önemli bölümü. 2018 yılında yönetime geldiğimizde, Ayvalık’ta, Ticaret Odası Ayvalık Belediyesi ile Ziraat Odası da Büyükşehir Belediyesi ile 2 ayrı hasat festivali yapıyorlardı. Biz birleştirici olup ortak protokoller ile teke düşürdük. Yalnız Ayvalık bünyesinde yapılan alternatif hasat etkinliklerinin festival bünyesi içerisinde yapıldığı zaman tanıtımın daha güçlü olacağına inanıyorum. Katılımcı firmalara program dahilinde roller verilerek bu sağlanabilir. Aynı zaman dilimi içerisinde festival öncesi gerçekleştirilen hasat etkinlikleri bizi zayıflatıyor. 

Nilgün KAYA- Festival içeriği ve planlamasında nelerin değişmesi gerekiyor? Aklıma Alaçatı festivalinde katıldığım bir atölye çalışması geldi. 1 saat içinde soğuk metot zeytinyağı sabunu yapmayı öğrendik. Hem eğlendik hem de oldukça öğretici oldu. Neden Ayvalık Zeytin Hasat Festivalinde bu tarz atölye çalışmaları yok?

Ali UÇAR- Şahsi düşüncem içeriğinin hepsinin değişmesi gerekiyor. 

Mesela önemli noktalardan birisi rutinleşmiş etkinlik faaliyetlerinin kalkması gerekiyor. Ulusal basın mensuplarıyla görüşmelerimde atölye çalışmalarını çok istediklerini söylediler. ‘Biz de katılalım zeytin hasadını birlikte yapalım, zeytinyağı sıkımında bulunalım, sabunu birlikte yapalım’ dediler. Önceden planlanmış ilk hasadın yağlarını içeren Ayvalık zeytinyağı yarışması yapabiliriz. Elimizde ATO Lab. A.Ş gibi duyusal analizde ulusal ve uluslararası akreditesi olan Türkiye’deki 4 laboratuvardan birisi var. Festival öncesi, sonrası ve süresince düşük sezon turizmine de katkı sağlayacağını düşündüğüm konaklamalı Zeytinyağı duyusal analiz eğitimleri, tadım panelleri yapabiliriz. Ünlü gurme ve ünlü işletmelerimiz ile Ayvalık’a has zeytinyağlı mutfağımızı tanıtabiliriz. Basınla yapılan etkinliklerin daha detaylı  ve onların ilgisini çekecek şekilde yapmamız gerekiyor. Halk ile yapılacak olan festival etkinliklerini de açılan zeytin pazarının içine taşımak , gerekli ikramları orada yapmak çok daha mantıklı olacaktır. Ziyaretçi sayısını arttırmak ve katılımcı firmalarımızın tanıtımlarına katkıda bulunmak için faydalı olacağına inanıyorum.

 

Nilgün KAYA- Etkinlik sırasında yaşadığınız problemler neler oldu?

Ali UÇAR- Hasat etkinliğine halkın katılımını sağlamak için başta ulaşım, tuvalet, otopark, yol kontrolü, ikram alt yapısı, mutfak, zemin vs. gibi bütün detayları çözebileceğiniz geniş alanları temin etmeniz gerekiyor. Yağış veya soğuk hava olması durumunda öngörülemeyen sıkıntılar ile de karşılaşmak mümkün. bu yüzden basın, protokol ve sektörel misafirler ile yaptığımız hasat etkinliği ile kalabalık kitleler halinde yapılacak etkinlikleri ayırmak gerekiyor. Zeytin Pazarı festival alanında konserler, ikramlar, eğlenceler planlanarak halk ile şenlik yapılması, kalabalık kitlelerin daha rahat katılımlarının sağlanması mantıklı olur diye düşünüyorum. Tanıtımın günler önce başlaması ve festival programının günler önceden yapılması gerekiyor. Önceden davet edici, tanıtıcı yazılar ile şehir dışı katılımın planlama yapmasına zemin sağlamak gerekiyor. Bütçe için önceden bir kaynak ayrılmış ve kenara konulmuş olması işleri daha da kolaylaştıracaktır. Paydaşlar zaman içerisinde geliştirilebilecek havuz oluşturabilirler. 

Nilgün KAYA- Ayvalık için olduğu kadar sektör için de önemli bir etkinlik Ayvalık Zeytin Hasat Festivali. Peki sektör yeterince ilgi gösteriyor mu festivale?

Ali UÇAR- Tabi ki ilgi gösteriyor. Rutinleşmiş ve klasikleşmiş etkinlik programı ve zorlaşan piyasa koşulları sebebi ile motivasyona ihtiyaçları var. Yukarıda bahsettiğim konular üzerinde çalışıldığı taktirde ilginin katlanarak artacağını inanıyorum. Büyük firmalarımız Hasat Festivaline tanıtım ayağından, küçük işletmelerimiz satış ayağından bakmaktalar. Bu iki ayağı da güçlendirecek bir planlama, ilgiyi ve katılımcı sayımızı arttıracaktır. Buradaki en önemli nokta, hasat festivali ile Ayvalık Zeytinyağı’nın ününün korunması ve markalarının tanıtımının yapılırken, ilçeye yönelik düşük sezona denk gelen turizm faaliyetinin de desteklenmesidir. Bu yüzden, 2018 yılından beri her kurum içi ve dışı toplantıda ifade ettiğim gibi, Ayvalık Ticaret Odası Zeytinyağı Meslek Komitesi ile birlikte Turizm Meslek Komitesi ve ATOLAB A.Ş., festival komitesi içinde muhakkak görev almalı, düşüncelerini ve tecrübelerini aktarmalıdırlar. 

Nilgün KAYA- ATOLAB A.Ş. nin kurum olarak ATO’ya, sektörel faaliyetlere ve Hasat Festivaline ne gibi katkıları var ? Ayrıca, sizin işletmeleriniz farklı iş kolunda ticari faaliyet göstermekte ama ATOLAB AŞ nin yönetim kurulu başkanısınız. Sektörel eleştiriler alıyor musunuz? 

Ali UÇAR- İlk bölümden başlarsak, ATOLAB A.Ş. 2012 yılında kurulmuş bir ATO kuruluşudur. Bünyesinde bulunan Akredite Panel ile ATO tarafından tescil ettirilmiş olan Ayvalık Zeytinyağı coğrafi işaretinin numune analizlerini ve etiketlemesini yapar, zeytinyağı sektörüne destek amaçlı üreticiyi, sektör paydaşlarını ve tüketiciyi bilinçlendirme amaçlı eğitimler verir. Tadımcılar ve uzman tadımcılar yetiştirir. Yurt içi ve yurt dışı yarışma ve etkinliklerde jüriliklere katkılar sağlar. Teknik konularda ATO’ ya destek olur. Bir diğer kuruluş amacı da festival, tanıtım, görsel yayınlar yapmak, ATO bütçesinden bağımsız kendi muhasebesini ve bütçesini oluşturarak sektöre ve Ayvalık’a katkı sağlamaktır. Kuruluşundan itibaren 2019 yılı hariç tüm hasat festivalleri ATOLAB A.Ş üzerinden yapılmış ve muhasebeleştirilmiştir. ATOLAB AŞ hasat festivallerinde Ayvalık Zeytinyağı Coğrafi işaretinin tanıtımı ile ilgili stantlar kurar, tadım eğitimleri verir, broşürler bastırır ve dağıtır, tüm muhasebe kayıtlarını ve festival sonuç raporunu ATO Meclisine hazırlar ve sunar. ATO’nın akreditasyonuna katkı sağlayan en önemli paydaştır.
2. sorunuza gelince, anladım. Kendi iş kolunuz değil, bu görevi niye aldınız diyorsunuz. Öncelikle şunu söyleyeyim, Ayvalık’ ta uzun yıllar yaşamış olan herkesin zeytin-zeytinyağı ile bir şekilde teması olmuştur. Bir dönem 5 yıl kadar ben de küçük çaplı bir deneyim sahibi oldum. Kendim mühendisim, inşaat, mermer ve doğal taş sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıyım. ATO Yönetim Kurulundaki arkadaşlarımız ile 11 kişilik bugüne kadar yapılmış en geniş ATOLAB AŞ yönetim kurulunu oluşturduk. 6 ATO yönetim kurulu üyesi ve 5 zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren iş insanından oluşuyor. Hepsi de işlerinde başarılı insanlar. ATOLAB AŞ nin duyusal analiz bölümü panel liderliğine bağlıdır. Ben bir iş insanı olarak tamamen duygusal analiz 🙂 bölümü ile ilgileniyorum. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımız ile birlikte 4,5 yıldır eldeki imkanlar dahilinde en faydalı şekilde çalışıyoruz. ATOLAB AŞ’yi kendi ayakları üzerinde kimseye yük olmadan durabilen bir pozisyona, finansal tabloları ile birlikte taşıdık. Kısıtlı imkanlar ile akredite kurum olmak, akreditasyonu ulusal ve uluslararası süreçte taşımak zor bir süreçtir. Çevremizdeki bir çok oda ve borsa bu süreci aşamamışken, kurumumuzun akreditasyonu 2026 yılına kadar yenilenmiştir. 8 yıl sonra ön tadımcı, tadımcı ve uzman tadımcı eğitimleri de bizim yönetimimiz süresi içinde yeniden başlatılmıştır. Bir üniversite eğitiminin 4 yıl olduğunu düşünürsek, bu süreç içinde bizim de çok şey öğrenmemiz kaçınılmazdır. ATOLAB AŞ nin akreditasyonu gereği ihtiyacı olan en önemli ve öncelikli konusu tarafsızlıktır. Tüm ilişkili olduğu işletmelere aynı mesafede durabilmesidir. Şahsımın ve yönetim kurulundaki arkadaşlarımın bunu sağladıklarına inanıyorum. Ayrıca, görevimi de Seramik ve İnşaat Malzemeleri işi yapan değerli bir arkadaşımdan devir aldığımı hatırlatmak isterim.

Ali Uçar’ın ATO meclisine sunduğu festival sonuç raporu şöyle;

“-Rutinleşen festival formatı tamamen yenilenmeli.

 -Festival süresi içinde zeytin, sabun yapımı, zeytinyağı sıkımı, zeytinyağlı yöresel ürünler ve Ayvalık Zeytinyağının özelliklerini ön plana çıkaran duyusal zeytinyağı tadımı, eğitimi ve bunun gibi atölye çalışmaları yapılmalı.

-Festivale hazırlık süreci daha uzun olmalı ve programın ana hatları çok daha önceden belirlenip ilan edilmeli. 

-Basın, medya ve reklam çalışması değiştirilmeli.

-Tecrübeli bir ekip sadece bu süreci takip etmeli.

-Festival bütçesi önceden tespit edilip hizmet satın almalarında sıkıntıya düşmemek açısından önceden kaynak ayrılmalı.

-Firma ve kurumların festival öncesi veya sonrası yaptıkları etkinlikler daha güçlü olabilmek amacıyla festival bünyesine katılmalı ve tüm katılımcı firmalarımıza tanıtım ve program dahilinde her konuda destek olunmalı.

-Düzgün stant alt yapısına sahip olunmalı.

-Etkinlik sayısı arttırılmalı, bu konuda katılımcı firmalardan destek alınmalı.

-Festival programına direk sembolik hasat etkinliği ile başlanmalı, sembolik hasat etkinliği basın, protokol, oda temsilcileri, kurum ve kuruluşlar ile yapılmalı, ikram edilen yemek mönüsü değiştirilmeli.

-Halkımız ile yapılacak sembolik hasat ve tüm etkinlikler festival etkinlik alanına (Zeytin/zeytinyağı pazarına) yönlendirilmeli, burada tüm ziyaretçilerimize eğlence ve ikram alt yapısı sağlanmalı.