AYVALIK DEMOKRASİ PLATFORMU’NDAN DİKRAN MASİS’E, “BAK BEYİM SANA İKİ ÇİFT LAFIMIZ VAR”

986

Nilgün KAYA

Ayvalık Demokrasi Platformu, Tavuk Adası’nı ‘Dünyaca ünlü keyif adasına dönüştürme hayali’ olduğunu açıklayan Eskidji A.Ş sahibi Dikran Masis’e, Bizim aile filminde patronuna, ‘ Bak beyim sana iki çift lafım var’ diye seslenen Yaşar Usta’nın cümleleriyle yanıt verdi; “Hayallerini de al git. Bizim çılgın projelere ihtiyacımız yok. Ayvalık, Dikran Masis’ten büyüktür.”

Ayvalık Cumhuriyet Meydanında saat 19.00’da, ellerinde, ‘Hint fakirini rahat bırak, Türkiye fakirine bak’ , ‘Hiç heveslenme bu tavuk altın yumurtlamaz’, ‘Uçmaya hiç niyetimiz yok, Ayvalık bizim’, ‘Bizlerde hayal kuruyoruz içinde senin gibilere yer yok’, ‘Ayvalık Bodrum olmaz’, ‘Dikran Masis’in keyfi kaçacak ‘ yazan dövizlerle biraraya gelen Ayvalık Demokrasi Platformu’na, Ayvalık Tabiat Platformu,  Ayvalık Koruma Girişimi temsilcileri, EMEK Partisi Balıkesir İl Başkanı Mehmet Cemil Tosunoğlu,  CHP Ayvalık İlçe başkanı Hüseyin Şalmanlı ve eski belediye başkanı Rahmi Gençer de destek verdi.

Ayvalık Demokrasi Platformu adına Mehmet Bakırcı tarafından yapılan açıklamada, “Artık alışkın olduğumuz üzere bizler için her geçen gün kötüye giden yaşam koşullarımıza, doğamıza, havamıza ,suyumuza yine birileri el uzatıyor. Ve bizler ısrarla çevremize haklarımıza özgürlüklerimize demokrasiye sahip çıkmak adına bir kez daha bu alanda toplanıyoruz. Geçtiğimiz günlerde basına demeçler veren işadamı Dikran Masis’in söyledikleri Ayvalık halkı başta olmak üzere toplumun geniş bir kısmında tepkiyle karşılanmıştır. Bizlerde Ayvalık halkı olarak bu meydandan kendisine cevap vereceğiz.

Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser . Biz bu sözün doğruluğunu yüzlerce kez test etmiş bir halkız. Karadeniz yaylalarında, Bergama’da, Kaz dağlarında tarihe doğaya insanlığa düşman örneklerin yüzlercesine tanık olduk. Bugün de , herşeyi paraya çevirebileceğini düşünen ve bu amaçla hareket eden bir zihniyetle karşı karşıyayız. Biz ağaca baktığımız zaman ağaç, ormana baktığımızda orman , adaya baktığımızda ada görüyoruz. Gözünü kar hırsı kaplamış olanlar baktıkları her yerde rant görüyorlar.

İşadamı Dikran Masis, Tavuk Adası üzerine hayaller kuruyor. Ne diyor ? “ ormanı ne yapacağız biz maymun muyuz?” diyor. Napayım bu adada tavuk mu besleyeyim keçi mi bakayım? diyor. Doğayı, ağacı, denizi, gölü, keçiyi, böceği kendi malı gibi gören bir zihniyetin sözleridir bunlar.

Başka ne diyor Dikran Masis : Benim bir hayalim var. Tavuk adasını keyif adası yapacağım diyor. Yalnız bu adada elinde çekirdek, boş beleş gezenleri istemiyor. Parayı veren düdüğü çalar diyor. Bakın buradan Cumhuriyet Meydanından kendisine seslenelim. İşte o elde çekirdek gezenler biziz. Bizler de yemeği, içmeyi, gezmeyi seviyoruz ama elimizden bu geliyor. Senin sevdiğin istakozlu makarna bizim menümüzde yok. Biz menüsü her geçen gün küçültülen bir halkız.

Basına yansıyan sözlerinden anlıyoruz ki bu hayalllerin içinde elbette bizler yokuz. Parayı verebilecek düdüğü çalabilecek bir kaymak tabaka var. Doğal güzelliklerimizi sizlere vermeyeceğiz. Sizler eğlensin, dinlesin diye bu toprakları terk etmeyeceğiz.

“2013’TE ONAYLANMADI. BUGÜN YİNE YEREL YÖNETİMDEN AYNI KARARLI DURUŞU BEKLİYORUZ”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 1 Kasım 2012 tarihli yazısında belirtilen Tavuk Adası’nın günübirlik turizm alanına dönüştürülmesi talebine yönelik, 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliğine esas kurum görüşü isteği, Kıyı Kanunuyla birlikte, 2009 Revizyon Planı için yüksek mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiği gerekçesiyle Ayvalık Belediye Meclisi’nce onaylanmadı. Yıllar önce, 2013 de alınmış bu karar. Bu gün yine yerel yönetimden aynı kararlı duruşu beklediğimizi buradan bir kez daha seslendirelim.

“HAYIR! GÖZLERİMİZİ KAPATMIYORUZ”

Dikran Masis bize gözlerinizi kapatın hayal kurun diyor. Hayır ! Gözümüzü kapatmıyoruz. Hatta herşeyi para olarak görenlere karşı gözümüzü dört açıyoruz. Senin hayallerin bize astronomik kiralar ,gidemeyeceğimiz ,ailemizi götüremeyecegimiz önünden dahi geçemeyeceğimiz lüks restaurantlar oteller, beachlar olarak dönecek. Orda bir ada var uzakta olmayacak.. Çekirdek çitleyerek bile gezemeyeceğimiz yatların, teknelerin yanaştığı bir ada olmayacak.

Bizler Ayvalık’ın çalışanlarıyız, emekçileriyiz, emeklileriyiz. Yani boş beleş gezmiyoruz. Alınteriyle çalışıyoruz. Aldığımız 5, 6 bin liranın çoğunu kiraya verip yaşıyoruz. Biz öğretmeniz , memuruz, işçiyiz senin sevdiğin istakozu masaya koyan garsonuz. Niye “Hayır”cı olduğumuzu anladınız mı ?

Biz marka şehir istemiyoruz.Biz yaşanabilir bir Ayvalık istiyoruz.Örnek verdiğin Bodrum Alaçatı vs de yaşayan emekçilere sor bakalım hayatlarından memnunlar mı? Aylık 100 bin lira olan villalardan ne gibi fayda görmüşler. Çeyrek altın fiyatına kokoreçin tadına bakmışlar mı? Sezonluk 450 bin lira olan beachlarda günleri nasıl geçiyor hele bir sor. Senin hayallerin bizim kabusumuz olacak. Ayvalık, Bodrum olmasın. Ayvalık Ayvalık olsun. Dört nala gelip uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim. Hepimizin defalarca izlediği Bizim Aile filminde Yaşar ustanın gözünü hırs bürümüş patron Saim beyin yüzüne söylediği iç burkan, ağlatan ama ayakta alkışlanan uzunca tiradına atıfta bulunarak bu meydandan sesleniyoruz.

Bak beyim sana iki çift lafımız var !

Sen büyük patron milyarder Dikran bey ! Sen mi büyüksün ? Hayır biz büyüğüz. Biz Ayvalık halkı. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun .Dokunma adamıza. Dokunma doğamıza, dokunma keçimize, dokunma tavuğumuza.

Dikran Masis ! Biz seni anladık. Gazetelere verdiğin röportajlardan niyetini, hayallerini öğrendik. O hayallerde biz yokuz. Orman yok. Kuş yok. Deniz yok. Şimdi gözünü kapatma sırası sende. Kapat gözlerini aç kulaklarını ve bizi iyi dinle. Bizim de hayallerimiz var. Bizim hayallerimizde senin gibi doğayı hiçe sayan yoksul halkla üstten bakanlara zenginler kulübüne yer yok. Bizim hayalimizde doğayla barışık insanca yaşayabileceğimiz bir Ayvalık var. O yüzden sana tavsiyemiz Hayallerini de al git Bizim çılgın projelere ihtiyacımız yok. Ayvalık Dikran Masis’ten büyüktür.” Denildi.