“AYVALIK KENT BELLEĞİ OLUŞTURULMALI”

1590

Nilgün KAYA

Ayvalıklı Gazeteci-Yazar ve çevirmen Ahmet Yorulmaz’ın 5’nci ölüm yıldönümünde, Ayvalık Halk Kütüphanesi tarafından 3 gün sürecek sempozyum düzenlendi. 9-10-11 Nisan tarihlerindeki etkinlik, Ahmet Yorulmaz’ın ‘Mübadele yazarı’ kimliğini ele alan panelle başladı. Panelde, Yorulmaz’ın kitapları ve yazılarında zorunlu göçü nasıl ele aldığı irdelenirken, Ayvalık kent belleği oluşturulması gerektiği vurgulandı.

Ayvalık İlçe Halk Kütüphanesi, okurları arasından oluşturulan gönüllü bir komisyonun da desteği ile Ayvalıklı Yazarlar Dermesi Oluşturma Programını, Yazar-Gazeteci ve çevirmen Ahmet Yorulmaz ile başlattı.  Yorulmaz’ın  ‘mübadele yazarı’, ‘gazeteci’ ve ‘Ayvalıklı’ kimliklerini değişik düzeylerde ele alan ayrı paneller ve bu panellere destek verecek nitelikte hazırlanan sergilerden oluşan etkinliğin ilk gününde, İlçe Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen açılış töreni saat 10.00’da İstiklal Marşının okunması ve saygı duruşu ile başladı.

Açılış törenine, Kaymakam Gökhan Görgülüarslan, İlçe Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Elif Kıvanç, İlçe Kütüphane Müdürü Aygül Öncel Şahin, İlçe Turizm Danışma Büro Müdürü Yasemin Gençer, Ayvalık Belediyesi Kültür İşleri Müdürü Burak Tok, Ayvalık Kent Konseyi Başkanı Filiz Karayelli, Ayvalık Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Melih Çakırca, daire amirleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

 

“BU KENTİN BELLEĞİ OLUŞTURULMALI”

Ayvalık’a yakın zamanda bir kent belleği müzesi kazandıracakları müjdesini veren Kaymakam Gökhan Görgülüarslan, “Siyasal Bilgiler Fakültesinde bir hocam kent tanımı yaptığında, hocamız hayata dair tüm bileşenleri bu tanımın içine koymuş derdik.  O gün bugündür memleketin çok farklı yerlerinde kaymakam olarak çalışıyorum ve hocam aslında az bile söylemiş. Kent çok farklı parametreleri ve bileşenleri olan bunların da zamana göre değiştiği bir olgu. Çok farklı kentlerde, çok farklı insanlarla çalıştım.  İfade edilebilecek çok parametre var ama en belirgini bence bir kentin belleği ve elde edilmiş olan o bilgi ve birikimin o kentin yurttaşlarına ve nesillerine anlatabilme yeteneği. Ayvalık aslında bunu ziyadesiyle hak eden ir kent. Bu kent çok uzun yıllardır, sizin bizim bildiğimiz, erişemediğimiz tarihi yaşamış bir kent. Mübadele de bunlardan biri. Bir dönem yaşanmış bu kentin tarihinde yer almış, kuşaklardan kuşaklara bunu hissettirmiş. Ondan öncesi de var. Herkesin vatandaş olmaktan gurur duyduğu Cumhuriyet’in yurttaşları, bu sürece giden yolda büyük bedeller ödemiş. Kuva-yi Milliye kenti, ilk resmi kurşunun atıldığı, kahramanlıkların yaşandığı bir kent. İnsanlarına kendi yurttaşlarına anlatılması gereken ve bütün bunlarla beraber kent kimliğini yaratabilecek olguları barındırıyor bünyesinde. Kütüphaneler haftası içinde planlanan bu etkinliğin ayrı yapılmasını istemiştim. Bu kentin belleğini oluşturmak gerek. Herkes kendi için bir başlangıç noktası belirliyor ve kenti ona göre tanımlıyor. Bu kent mazisi ile birlikte karakteri oluşturulmalı ve üstünde yaşayan insanlara bu verilmeli ki kenti sahiplenme ve ülkeye sadakatle hizmet edebilme oluşsun. Arkadaşlar, büyük bir gönül birliği içerisinde bu hale getirdiler. Bu etkinlik önemli bir etkinlik, umarım bu bir başlangıç olur. Ahmet Beyi yad ediyoruz. Bu çalışma, onun kente yaptığı hizmetlerin bu kent insanları ve kent tarafından bilindiğinin, kendisine vefa örneği olması açısından da anlamlı ” dedi.

 

“ENTELEKTÜEL DUYARLILIĞI BU KADAR YÜKSEK OLAN AYVALIK’TA GÖREV YAPMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUM”

Açılışta yaptığı konuşmada Ayvalık Halk Kütüphanesi Müdürü Aygül Öncel Şahin, “Ayvalık’ta göreve başladığım günden bu güne,  entelektüel duyarlılığın bu kadar yüksel olduğu bir kasabada Kütüphane Müdürü olarak görev yapıyor olmaktan büyük mutluluk duyuyor ve keyif alıyorum. Hizmete başladığım ilk günlerde olduğu gibi, halen Kütüphanemizin en büyük eksiklerinden biri de ‘Yerel Derme Koleksiyonunun’ çok zayıf olduğu gerçeğidir. Kütüphaneler toplumların belleğidir ve İlçe Halk Kütüphaneleri de hizmet verdiklerin İlçenin yerel belliği olmak zorundadır. Yerel Derme Koleksiyonumuzun, eksik olması nedeniyle bölgeden ya da dışarıdan gelen birçok araştırmacı ve akademisyene hizmet vermekte yetersiz kalmak, bizler için ciddi üzüntü kaynağıdır. Değişik vesilelerle, Ayvalıklı veya Ayvalık sevdalısı dostlarla bir araya geldiğimiz ortamlarda yaptığımız görüşmelerde Yerel Derme’ye ulaşmak, oluşturmak anlamında sıkıntımızın ortak olduğunu fark ettik. Bu bizde ortaklaşa bir şeyler yapmamız gerektiği düşüncesini doğurdu. Sadece konuşmak ve eleştirmek değil, artık harekete geçme vaktiydi. Aynı günlerde Kütüphanemiz okurlarından Mimar Kaan Köksal’ın uzun süredir üzerinde çalıştığı ve bildiğim kadarıyla ile Ayvalık ve yakın çevresi üzerinde geliştirilen ilk kapsamlı bibliyografya çalışması üzerinde yaptığımız detaylı inceleme sonrasında, yerel derme oluşturma çabamıza bibliyografyada yer alan; bu şehre emek vermiş değerli yazarlar özelinden başlatmaya karar verdik. Bunu Ayvalıklı ve Ayvalık sevdalısı güzel yürekli dostlarla paylaşıp ortak bir komisyon oluşturduk. Bu çalışma süreci çok zorlu, ama çok keyifli, çok yorucu, ama çok birleştiriciydi. Amatör bir ekiptik, ama güçlü bir sevdayla emek verdik hepimiz. Uzun çalışma günlerimiz ve saatlerimiz oldu. Her gün bir öncekinden daha yorucu, daha keyifliydi. Sonunda bu gün buradayız ve birazdan değerli akademisyenlerimizin çok değerli sunumlarıyla yazar, gazeteci, çevirmen, bir Ayvalık sevdalısı merhum Ahmet Yorulmaz’ı değişik sunumlarla anmaya, anlamaya çalışacağız. Bu Sempozyumun yaşama geçirilmesinde bizlere inanarak,  değerli görüşleri ve katkılarıyla destekleyen, güç veren Sayın Kaymakamımız Gökhan Görgülüarslan’a, Sempozyum programımızın daha etkin ve etkili bir şekilde yaşama geçirilebilmesi için gerekli her türlü teknik ve maddi desteğini esirgemeyen Ayvalık Belediyesi Başkanlığına ve çalışanlarına, Ayvalık Ticaret Odası Yönetimine, Balıkesir ve Ayvalık Mimarlar Odası Yönetimlerine, Ayvalık Ayazma Derneğine, Reklam Merkezine, Çağdaş Reklam’a katkılarından dolayı şahsım ve Komisyonumuz adına çok teşekkür ediyorum. Ve tabii, Bu Sempozyumun organizasyonunda, planlanmasında ve hayata geçirilmesinde büyük fedakarlıklarla çalışan, çok güçlü ve çok güzel bir komisyon var. İzninizle isimlerini tek tek saymak istiyorum, Sevgili Kaan Köksal, Taylan Köken, Zeynep Kazancıgil, Nilgün Kaya,  Saliha Karagöz, Ahmet Şahin, Ayşen Boran, Naci Boran, Hanife Gürler, Lütfi Zafer Demirer, Recep Uysal, Nuran Ağca Köksal, Gizem Ceyhan, Serkan Ceyhan ve tabii değerli mesai arkadaşlarım  Fehmican Yöntem ve Sevgül Taşkıran hepinize sonsuz sevgilerimi ve teşekkürlerimi sunuyorum.   Bu kadar güzel yüreğin birleştiği bir Komisyonun Üyesi olmak benim için onur verici” dedi.

“BANA, ‘MÜBADELEYİ TARİHTE SEN TETİKLEDİN, ROMANDA DA BEN’ DEMİŞTİ”

Etkinliğin ilk panelinde,  Ahmet Yorulmaz, ‘Bir mübadele yazarı’ olarak ele alınırken moderatörlüğünü Prof. Dr. Kemal Arı’nın üstlendiği, 10.30-12.30 saatleri arasındaki panele Kocaeli Üniversitesi Kandıra Meslek Yüksek Okulu Öğretim görevlisi Dr. Efnan Dervişoğlu, Celal Bayar Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Öğretim görevlisi Dr. Harun Doğruyol ile Namık Kemal Üniversitesi Türk Dili Bölümü Öğretim Görevlisi Sibel Ercan konuşmacı olarak katıldı. Ahmet Yorulmaz’ın Ayvalık’a dair her şeyi bildiğini belirten Prof. Dr. Kemal Arı, “Mübadele ile ilgili çalışmaya başladığımda Türkçe kaynak bulma zorluğu vardı ama Ahmet bey lebi deryaydı. Bana bir gün ‘Hiç unutma, tarihte mübadeleyi sen tetikledin, romanda da ben’ demişti. Ahmet Bey içli bir insan ve şairdi.  Naifliği romandaki satılarına yansımıştır. Onun sevdası Ayvalık’tır ve yazılarında Ayvalık hissedilir. Mübadele üzerinde kalem oynatmaya başladığında, ‘Yaşar Kemal mübadeleyi benden öğrendi’ diye espri yapıyordu. Kültürümüze sahip çıkalım. Kentin kimliğini var eden değerlere sahip çıkmazsak köklerimizden koparız. Mübadiller ne yazık ki pek kalmadı ama 2.,3’ncü kuşakla söyleşi yapın kayıt altına alın. Materyalleri derleyin. Daha bilinçli ve belirlenmiş konular ile bu çalışmaların devam etmesi gerekli ” dedi.

“ONUN ROMANLARINI OKUYANLAR, AYNI ZAMANDA AYVALIK MONOGRAFİSİNİ DE OKURLAR”

Ahmet Yorulmaz kitaplarından metinler sunduğu konuşmasına Dr. Efnan Dervişoğlu, “Edebiyat için mekân önemli husustur. Mekânın öykülere tıpkı James Joyce İrlanda Dublin’i gibi mübadele ve sonrasındaki süreçte Ayvalık’ı anlatması benzeşir. Çünkü Ahmet Yorulmaz’ın romanları sadece hikâye üzerinden gitmez, Ayvalık üzerinden gider. Onun romanlarını okuyanlar,  aynı zamanda Ayvalık’ı, Ayvalık monografisini de okurlar. Ahmet Yorulmaz, içeriden bir yazar olarak mübadelenin etkisini yansıtmakla kalmamış, dört romanı ile bir kent monografisi hazırlamış” dedi.  Ahmet Yorulmaz’ın Ayvalık için simge bir isim ve değer olduğunu kaydeden Dr. Efnan Dervişoğlu, Ayvalık’ta yaşanan sosyo-kültürel çatışmaları Ahmet Yorulmaz’ın romanları üzerinden inceledi.

“AHMET YORULMAZ ROMANLARINDA MÜBADİLLERİN KABULÜNÜN 20 YIL KADAR SÜRDÜĞÜNÜ ÖĞRENİYORUZ”

Yorulmaz’ın kitaplarındaki mübadil kimliği üzerine bilgi veren Dr. Harun Doğruyol, özellikle gençlerin Ahmet Yorulmaz’ın dört kitabını okumalarını rica ederek, “Mübadele anlaşması çok zalim bir anlaşma. Dünyanın en zalim anlaşmalarından biri. Bir zorunlusunuz, iki geri dönüş yok.  Anadolu’ya gelen mübadiller, nüfusun 26’da birini oluşturuyor. Topluma eklenmeleri daha kolay oluyor. Yunanistan’ın yaşadığı sosyal alt üst oluş daha kötü. Bu konuda biz biraz daha şanslıyız. Kimlik eşittir coğrafyadır. Coğrafyanızdan çıkmaya başlayınca kimliğiniz değişime uğrar. Mübadillerin başına gelen budur. Mübadiller hem geçmişi yaşar, hem bugünü. Kimliği karma karışık olur. Tehlike ile karşı karşıya kalıp, ölüm korkusuyla kaçıyorlar ama bir diğer sorun gittikleri yerde nasıl karşılanacaklarıdır. Ahmet Yorulmaz romanlarında mübadillerin kabulünün 20 yıl kadar sürdüğünü söylüyor. Burada dışlanma ve izolasyon dünyanın diğer ülkelerine göre daha az olmuştur. Mübadillerin bu ülkenin kuruluş mitinde yer almışlar, kendilerini Atatürk ile özdeşleştirmişlerdir” dedi. Sadece Yorulmaz’ın romanlarında değil çok sayıda romanda, ‘mübadelenin bir nostalji’ düşüncesiyle yazıldığını belirten Doğruyol, “Ahmet Yorulmaz’ın romanlarında katliam yoktur. Yorulmaz bir öncü oldu. Karakterleri çok yönlü ve geçekçidir. Bu da onun eserlerini mübadele romanları içinde seçkin bir yere koyar. Olaylara daha hümanist yaklaşmış. Yorulmaz, yazma coşkusu yaşamış, çok takdir ettim ” dedi.

“ROMANLARINDA AYVALIK’I ADETA BİR BEDENE BÜRÜNDÜRMÜŞ ŞEKİLDE ANLATMIŞ”

Öğretim üyesi Sibel Ercan, “Mübadele konusunu çalışırken çok zorlanmıştı. Tarihsel bir konu ben çalışırken bu kadar yazı ve tez yoktu. Göç insan kaderini tayin eden önemli olgulardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Göç, oldukça zor. İnsanın hayatını şekillendiriyor. Mübadele birdenbire ortaya çıkmıyor ve bir sürecin sonunda gerçekleşiyor. Yorulmaz’ın romanlarında mübadelenin etkileri vardır. Hristiyanları ve Müslümanları dost olarak resmeder. Daha sonra ayrılıklar çıksa bile dost kalanlar vardır. Nasıl ki Yaşar Kemal, romanlarında hep Çukurova’yı anlatırsa, Ahmet Yorulmaz, romanlarında Ayvalık’ı bize adeta bir bedene büründürmüş şekilde anlatmış” dedi.

AHMET YORULMAZ’IN TORUNLARI GAZETE ÇIKARTTI

Panelin ardından, Hayri Kaan Köksal ve Taylan Köken tarafından hazırlanan ‘Ahmet Yorulmaz Bibliyografik Sergisi’ ile Ayvalık İlçe Halk Kütüphanesi Çocuk Okurları tarafından hazırlanan ‘Ahmet Yorulmaz’ın torunları gazete çıkarttı’ başlıklı çalışma gezildi. Ahmet Yorulmaz Bibliyoğrafik sergisinde 1950’de yazdığı ilk yazıdan 2011 yılında çıkardığı son kitabına kadar yazın hayatı boyunca ürettiği yazı ve kitaplarından örnekler yer alacak. Kütüphanede yaratıcı drama çalışmaları yapan Saliha Karagöz’ün Sakarya İlkokulu’ndan 2 grup öğrenci ile birlikte, Ahmet Yorulmaz’ın gazeteci kimliğinden yola çıkarak hazırladığı ‘Ahmet Yorulmaz’ın torunları’  adlı gazete katılımcıların beğenisine sunuldu.  Etkinliğe katılanlara pilav ayran ikramı yapıldı.

AHMET YORULMAZ’IN 36 YIL YAŞADIĞI EVİNE ANI PLAKETİ TÖRENLE YERLEŞTİRİLDİ

13.30-14.30 saatleri arasında, Türkiye’de mübadele (Büyük göç) yönelik ilk çalışmaları başlatan Prof. Dr. Kemal Arı, Kütüphanenin Süreli Yayınlar Bölümünde ‘Manoli’nin gözyaşları’ adlı kitabını imzaladı. Programın ilk günü, saat 16.00’da,  Ahmet Yorulmaz’ın 36 yıl boyunca yaşadığı Vehbibey-FevziPaşa Mahallesi 13 Nisan Caddesi 8. Sokak, 52 numaralı evine, Heykel sanatçısı Eyüp Öz tarafından hazırlanan anı plaketinin yerleştirilmesiyle tamamlandı.

İlçe Halk Kütüphanesi Müdürü Aygül Öncel Şahin ile Kütüphane gönüllüleri mimar Hayri Kaan Köksal, emekli öğretmen Taylan Köken,  TV yapımcısı Zeynep Kazancıgil, Çocuk kitabı yazarı ve öğretmen Saliha Karagöz, reklamcı Ayşen Boran, Koleksiyoner Hanife Bilge Gürler,  Zafer Tekin, Rehber Ahmet Şahin ve Gazeteci Nilgün Kaya’nın yer aldığı komisyon tarafından, ‘Ahmet Yorulmaz Günleri’ ile başlatılan bu etkinlik, ‘Ayvalıklı Yazarlar Dermesinin’  ilk bölümünü oluşturuyor.