ADD’DEN CUMHURİYET BALOSU

1569

Nilgün KAYA

Atatürkçü Düşünce Derneği Ayvalık Şubesi, Cumhuriyet’in ilanının 95’nci yılı nedeniyle, Altınova Kültür Merkezi’nde Cumhuriyet Balosu düzenledi.

28 Ekim akşamı gerçekleştirilen Cumhuriyet Balosuna, aralarında Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer,  Belediye başkan Yardımcıları Gökay Bacan ve Figen Güren, belediye meclis üyeleri Fahri Güren, Mehmet Ali Tuncer, Yalçın Taş, Halil Gür, CHP’den Ayvalık Beeldiye Başkanı aday adayları Asım Sürer, Mesut Ergin, Ziya Eryavuz, ADD Şube Başkanı Ahmet Üzgeç, ADD Ayvalık yönetim kurulu, Ayvalık, Küçükköy ve Altınova üyeleri, ilçedeki STK temsilcileri ile vatandaşların bulunduğu 450 kişi katıldı.

Nevzat- Bilge grubu müzik dinletisi yaptığı etkinlikte, AYFOLK Kurucusu Öğretmen Huriye Kara öğrencileri hem vals hem de folklor gösterisi yaptı. ADD üyeliğinde 20 yılı dolduran Yalçın Taş, Gökay Bacan, Hamide Ataman, Gürsel Koyuncu’ya plaket verilirken TFF eski başkanı yazar Kemal Ulusu, babasının Atatürk ile ilgili anılarını anlattı.

ADD Ayvalık Şubesine hem Cumhuriyet Balosunu geleneksel hale getirdikleri hem de belediye ile işbirliği içerisinde etkin çalışmalar yaptıkları için teşekkür eden Belediye Başkanı Rahmi Gençer, Cumhuriyet’in ölümsüz bir eser olduğu belirterek, “Başta büyük önder Atatürk ‘ü, O’nun kahraman silah arkadaşlarını, bu toprakları yurt yapan şehitlerimizi şükranla anıyoruz” dedi.

BALODAN ELDE EDİLEN GELİRLE KIRCALAR KÖYÜ’NDE ATATÜRK BÜSTÜ YAPTIRILACAK

Ayvalık’ta halkın katılacağı büyük bir Cumhuriyet balosu düzenlenmesini hayal ettiğini belirten Başkan Üzgeç, “Cumhuriyet hepimizin Cumhuriyeti. El birliği bir takım etkinlikler yapılabilir” dedi. Başkan Üzgeç, “Türkiye Cumhuriyeti, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ün liderliğinde emperyalizmin yenilgiye uğratılmasının sonucu olarak kurulmuştur. Ancak, ne acıdır ki, yıllar sonra “Kurtuluş Savaşı olmamıştır” diyebilen zavallılar çıkabilmiş; “Keşke Yunan kazansaydı” diyebilecek kadar milli, insani ve vicdani hislerden uzak, hezeyan sahibi şarlatanlar maalesef siyasetin gözdesi haline gelebilmiştir. Oysa tarih bir bilimdir ve gerçekler asla karanlıkta değildir. Türk ve dünya tarihi açıktır. Cumhuriyetimizin temeli, Milli Mücadele Kongrelerine ve Kurtuluş Savaşı’na dayanmaktadır. 23 Nisan 1920’de Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, kurduğu, TBMM ile “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” diyerek, yeni devletin niteliklerine ve özellikle de laikliğe işaret etmiştir. Egemenliğin millete verilmesi, yani, kulların birey ve yurttaş olarak kabul edilmesi, kadın erkek eşitliği için düzenlemeler yapılması,  laik ve demokratik rejimin net göstergesidir. Demokrasinin olmazsa olmazı laikliktir. Seçimlerin yapılıyor olması, halkın oy kullanması demokrasinin olduğu anlamına gelmemektedir. Oy verme işlemi, demokrasi için tek başına geçerli bir ölçüt değildir. Cumhuriyetimizin 95. Yılında Bugün, Orta Doğu ve İslam Dünyası’nın yaşadığı sorunların biraz daha uzağındaysak; insan haklarından, hukukun üstünlüğünden ve demokrasiden tüm eksikliklere rağmen söz edebiliyorsak; Atatürk Devrimine, Cumhuriyete çok şey borçlu olduğumuzu kamuoyumuza bir kez daha hatırlatırız. 29 Ekim 1923’de,  Cumhuriyetin kuruluşunda vazgeçilmez hedef olarak konulan siyasi ve ekonomik bağımsızlığın bugün yitirilmesi, bir emperyalist projedir ve yerli işbirlikçilerin eliyle uygulanmıştır. Bu şekilde, Türkiye Cumhuriyeti dönüştürülmüş, rotasından saptırılmış, başkalaştırılmış, milletimiz fay hatları arasına sıkıştırılmıştır.  Toplumsal huzur ve barış tehlikeye atılmış, yönetim tekilleştirilmiştir. Öyle ki, Cumhuriyet Devrimi fikrini gelecek nesillere aşılamak üzere yazılmış olan andımız, akılla izahı mümkün olmayan, gerçeklerle asla örtüşmeyen bahanelerle siyasi iktidarca açılım süreci döneminde yasaklanmıştır. Danıştay’ın yasağı kaldırması üzerine de siyasi iktidar mensupları, yargıyı hedef alan kabul edilemez açıklamalarda bulunmuşlardır. Andımıza karşı çıkanlar özünde ulus devlete karşıdırlar. Türklük ve ulusallıktan rahatsız ve ümmetçidirler. Siyasi iktidarı, Cumhuriyetimizin ilanının 95. yıldönümünde tekrar tekrar uyarıyoruz: FETÖ’nün ortaya nasıl çıktığını, nasıl kadrolaştığını, devleti nasıl ele geçirdiğini ve yaşananları unutmayın. Başka bir tarikat ya da cemaatin, zaaflarınızdan yararlanmasına asla izin vermeyin. Yeni FETÖ’lerin çıkmasına engel olun. Yaşadıklarınızdan ders çıkarın. Eğitimi, yurtları ve kursları laik ve sosyal hukuk devleti olmanın bir gereği olarak, derhal tarikat ve cemaatlerden alın ve devlet kontrolünü sağlayın. Tevhidi Tedrisatı bütünüyle uygulayın. Birbirini anlayamayan nesiller yetiştirmenin önüne geçin.  Osmanlı’nın akıbetine uğramamak için, laik ve bilimsel eğitimi kabullenin. Yargı bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğünü inşa edin. Adalete güveni temin edin. İktidarların talimatıyla çalışan yargı sistemini hemen değiştirin. Yargıya baskıdan vazgeçin. Aklın ve bilimin yolunu,  yani, Atatürkçü Düşünce Sistemi’ni rehber edinin. Bugün, Atatürk Cumhuriyeti 95 yaşında… Milletin eseri, milletin gururu Cumhuriyet; laik, demokratik, sosyal hukuk ve üniter devlet özellikleriyle sonsuza kadar yaşayacak, yaşatılacaktır. Kökleri, Milli Kongrelere ve Milli Mücadeleye dayanan; Cumhuriyet Devrimini savunmayı, korumayı ve geliştirmeyi görev bilen; bu uğurda kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy başta olmak üzere nice şehitler veren, Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhuriyetimizi yaşatmanın güvencesidir. Buradan İlan ediyoruz. Her kim ki Cumhuriyeti,  Atatürk’ ü, Cumhuriyetin Kurucularını ve Cumhuriyeti var eden Türk Milleti’nin Kurtuluş Savaşı’nı inkâr ediyor ve çağdaş kazanımlara saldırıyorsa bilinmelidir ki emperyalistlerin iş birlikçisidir. Yaşasın Atatürk Cumhuriyeti” dedi.