Sanatçı Tunca’dan Kentsel Hafızaya Vurgu: Ayvalık’ın Eski Pencereleri “Yan Yana” Geldi

Nilgün KAYA
Gazete Ayvalık Haber Merkezi-

Yaşamını ve çalışmalarını Ayvalık ile İstanbul’da sürdüren sanatçı Tunca, Ayvalık ve çevresindeki eski evlerden toplanan ahşap çıkma pencerelerle hazırladığı “Yan Yana” isimli dev enstalasyonuyla kentsel hafızaya ve kentin dönüşümüne dikkat çekiyor.

Kahve Dünyası’nın kamusal alandaki güncel sanat projesi Yanköşe, 12’nci edisyonunda sanatçı Tunca’nın “Yan Yana” başlıklı yeni çalışmasını ağırlıyor.

Pencerelerden dev bir Ayvalık arşivi

Sanat pratiğinde tarihsel bellek, kültürel kimlik ve geride kalan izlere odaklanan Tunca, bu projesinde Ayvalık ve çevresinde restore edilmeyi veya yıkılmayı bekleyen binalardan toplanan ahşap çıkma pencereleri dev bir arşiv malzemesine dönüştürüyor.
Çalışmada yer alan her bir pencere, ait olduğu yapıdan kopmuş olsa da taşıdığı yaşanmışlıklarla kentsel hafızanın güçlü birer taşıyıcısı olarak konumlanıyor. Farklı evlerden, dönemlerden ve insan hikâyelerinden gelen bu mimari öğeler, “yan yana” geldiklerinde bireysel birer nesne olmanın ötesine geçerek kentin değişimini anlatan ortak bir yüzey oluşturuyor.

Proje; 1980’lerden itibaren hız kazanan çarpık kentleşmeyi, gecekondu kültürünün bıraktığı izleri ve kentsel dönüşümün yarattığı toplumsal değişimi odağına alıyor. Eser, dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesinden ibaret olmadığını; mahalle ilişkilerini, ekonomik yapıyı ve yaşam biçimlerini kapsayan kolektif bir süreci görünür kılıyor.

” Pencereler, mimari efemeralar”

Üretim sürecini bir tür arşivleme olarak niteleyen Tunca, pencereleri seçme nedenini ve projenin felsefesini şu sözlerle ifade ediyor:
“Pencereleri yeniden işlevlendirmenin ötesinde birer arşiv malzemesi gibi yan yana getiriyorum. Her biri farklı bir evden, farklı bir dönemden, farklı bir yaşamdan geliyor. Bir araya geldiklerinde ise tek tek nesneler olmaktan çıkıp kentin dönüşümünü anlatan ortak bir yüzeye dönüşüyorlar.
Restore edilmek ya da yıkılmak üzere olan eski evlerden çıkartılmış ahşap pencereleri, ait oldukları yapıdan kopmuş ama o yapının ve geçmişteki yaşamın izini hâlâ taşıyan mimari “efemerelar” olarak ele alıyorum. Pencereleri toplamak, sınıflandırmak ve onları yeni bir bütün içerisinde yan yana getirmek, kentin geçmişinden geriye kalan parçalarla çalışmak anlamına geliyor.”

Kahve Dünyası’nın Yanköşe projesi kapsamında sergilenen enstalasyon, her insanın dünyaya açılan kendine özgü bir bakış açısı olduğunu hatırlatırken, farklılıkların bir arada var olma hâlini sanatseverlerle buluşturuyor.

#gazeteayvalık
@gazeteayvalık
#ayvalık
@tunca

PAYLAŞMAK
Önceki İçerikBinlerce Egeli Ata’sına koştu