Zeytinyağında “Seri” Tağşiş Skandalı: tek firma, 46 farklı marka

  1. Nilgün KAYA

İzmir merkezli SSC Grup Tarım Zeytinyağı Tic. Ltd. Şti., Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hileli gıdalar listesine adeta damga vurdu. 2024 yılından bu yana 82 kez listelenen firmanın, “Ayvalık” ismini kullanarak yarattığı onlarca marka ile tüketiciyi yanılttığı belgelendi.

Bu durumun, sadece bir gıda sahtekarlığı değil, aynı zamanda dürüst üreticinin emeğine ve bölgenin marka değerine yönelik bir saldırı olarak değerlendiren Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Ayvalık Ticaret Odası’nın (ATO) “Ayvalık Zeytinyağı” coğrafi işaretini ve marka değerini korumak için kapsamlı hukuk mücadelesinin yanısıra denetim ve engelleme talebinde bulunarak topyekûn bir mücadele verdiklerini vurguladı.

Bakanlığın taklit ve tağşiş listesi

LİSTENİN SONU GELMİYOR; 46 AYRI MARKA İLE HİLE

Gıda güvenliği konusunda Türkiye’nin gündemine oturan skandalın boyutu her geçen gün büyüyor. Bakanlık tarafından yapılan denetimlerde, SSC Grup bünyesindeki markaların zeytinyağı adı altında satışa sunduğu ürünlerde, düşük maliyetli “tohum yağları” karıştırıldığı (tağşiş) tespit edildi. Firmanın en dikkat çeken stratejisi ise tüketicide güven uyandırmak amacıyla Ege Bölgesi’nin tescilli isimlerini, özellikle de “Ayvalık” ibaresini kullanması oldu.

Bakanlık verilerine göre, aynı firmanın ürettiği ve içerisinde zeytinyağı dışında her türlü bitkisel yağın bulunduğu tespit edilen markalardan ‘Ayvalık’ ismi kullanılan markalar: Arden Ayvalık, Ayvalık Kooperatif, Bizim Ayvalık, Damlam Ayvalık, Lux Ayvalık, Yeni Ayvalık. Ege ve Edremit Temalı markalar; Edremit Gömeç, Ege Tarım Birlik, Güney Egeden, Sicilyağ Ege’den, Yeni Mudanya Köy-Koop. Geleneksel gibi sunulan isimler ise; 1926 Mehmet Selim Efendi, Zeytinbağı Trilye, Özgü Altınoluk Kuzey Ege Yöresi.

ATO’DAN SERT TEPKİ; “AYVALIK İSMİNİ LEKELETMEYİZ”

Ayvalık isminin bu denli sistematik bir sahtekarlığa alet edilmesi üzerine Ayvalık Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Uçar, sosyal medya üzerinden bir açıklama yaparak duruma isyan etti. Uçar, göreve geldikleri günden beri, “sadece bir isim hakkı davası değil, topyekûn bir “nitelikli tarım ve tüketici hakları savunuculuğu” için mücadele verdiklerini açıklayarak, “Ayvalık zeytinyağının kalitesini ve coğrafi işaretli değerini korumak için sadece “Ayvalık” isminin kullanımını değil, bu ismi çağrıştıran ibarelerin bile peşine düşerek, Türk Patent ve Marka Kurumu ile TOBB nezdinde yaptığımız girişimlerle, sahteciliğin “marka tescili” aşamasında, yani henüz başlangıç aşamasında engellenmesini talep ettik. Marka tescili arkasına saklanma taktiğini bozmak için gerekli yazışmaları yaparak, Ayvalık ibaresini taşıyan her ürünün denetime ve analize tabi olması gerektiğini belirttik ve odamıza bilgi verilmesini talep ettik. Ayvalık ismini kullanarak zeytinyağı satan bir firma, ya bu yağın gerçekten Ayvalık’ta üretildiğini belgelemeli ve denetime açık olmalı ya da ambalajından ‘Ayvalık’ ibaresini tamamen kaldırmalıdır. ” Dedi.

Fotoğraf Kadri KAYA

Ali Uçar, “Ayvalık, sadece kalitesi tescillenmiş gerçek zeytinyağının kimliğidir. Haksız rekabeti önleyerek üreticilerimizin hakkını korumak, ‘Ayvalık’ ismine güvenerek satın alan tüketicilerimizin, içine tohum yağı karıştırılmış bir sıvıya temas etmemesini sağlamaya çalışıyoruz.” Dedi.

Ayvalık Ticaret Odası (ATO), coğrafi işaretli “Ayvalık Zeytinyağı”nın taklit edilmesini önlemek ve kaliteyi korumak amacıyla ürün ambalajlarında yeni karekod (QR kod) uygulamasını geçen ay başlatmıştı. Tüketiciler, şişe üzerindeki kodu akıllı telefonlarıyla okutarak ürünün doğruluğunu, üretici firmayı ve kalite bilgilerini anında kontrol edebilliyor. Karekod uygulaması tüketicilerin orijinal Ayvalık zeytinyağına güvenle ulaşmasını kolaylaştırıyor.

Tüketiciye “Ucuz Yağ” uyarısı

ATO Yönetim kurulu başkanı Ali Uçar, 82 kez tağşiş listesine girmesine rağmen farklı isimlerle faaliyetine devam eden bu firmalarla ilgili tüketicileri uyarıyor. Piyasa değerinin çok altında satılan, üzerinde “Ayvalık Köy Koop” veya “Doğal Ürünler” gibi güven telkin eden ibareler bulunan ürünlerin mutlaka Bakanlık listesinden kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kamuoyunda, “Bu kadar çok ihlal tespit edilen bir firma nasıl hala faaliyet gösterebiliyor?” sorusu öne çıkarken, idari para cezalarının caydırıcılığı ve lisans iptali gibi yaptırımların yeterince uygulanıp uygulanmadığı sorgulanıyor.