“İKLİM ADALETİ, DOĞA VE YAŞAM İÇİN EYLEMDEYİZ”

256

Nilgün KAYA

‘İklim Adaleti için Küresel Eylem Günü’ Altınoluk’ta yapılan etkinlikle hatırlatıldı. Etkinliğe destek veren Ayvalık Tabiat Platformu da, ‘İklimi değil sistemi değiştir’ mesajı verdi.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Değerleri Koruma Derneği, Burhaniye Çevre Platformu ( BURÇEP), Balıkesir Çevre Platformu ve  Ayvalık Tabiat Platformu tarafından yapılan ortak açıklamada, iklim krizinin nedenleri ve çözüm yolları vurgulandı.

“ARTIK HEPİMİZ BİLİYORUZ”

Açıklamada, “Artık hepimiz biliyoruz. Aşırı Tüketimden beslenen kapitalist ekonomi politikasının gezegenimizi yok oluş sınırına getirdiği iklim krizini yaşıyoruz. Özellikle son iki yılda hayatımızı alt üst eden koronavirüs; sadece Türkiye, Latin Amerika ya da Afrika ülkelerinde değil görece zengin denebilecek Almanya’da da kitlesel ölümlere neden oldu. Haftalar, hatta aylarca söndürülemeyen orman yangınları, kuraklık, sel gibi ardı arkası kesilmeyen doğal felaketler, iklim krizinin yadsınamaz sonuçlarıdır. Olağan değil yaşadıklarımız. Kriz üstüne kriz yaşıyoruz. Doğal felaketler; siyasi ve ekonomik eşitsizliklerden beslendiği toplumsal ve politik sorunlara neden oluyor. Adaletsizlik derinleşiyor çünkü siyasi elitler, sermayenin kâr odaklı tasarruflarının önünü açmak dışında işleve sahip değiller. İklim krizinin sorumluları işte bunlar! Ulusal ve uluslararası düzeyde birbirleriyle ekonomik, politik veya askeri düzeyde rekabet eden şirketler ve onların hizmetinde olan devletler, söz konusu krizlerin gerçek sorumlularıdır. Oysa dünyanın her yerinde iklim krizinin yükünü en fazla taşıyanlar, yoksullardır.

Birkaç devletin ve bir avuç zenginin kârı-zararı için oluşan küresel ısınma, hedeflenen 2 derecelik sınırı geçmek üzere. Bilim insanlarına göre küresel ısınmanın 1,5 dereceyi aşması durumunda; yeryüzündeki canlı yaşam için kritik önemdeki dengelerde geri dönüşü olmayan kırılmalar olacak.

1990 yılından bu yana 178 milyon hektarlık orman yok oldu. Dünyanın akciğerleri olan Amazonlar’da her gün İstanbul’un 5 katı büyüklüğünde orman yok ediliyor. 1 milyon canlı türü yok olmakla karşı karşıya. Halihazırda her yıl sel felaketlerinden etkilenen nüfusun yaklaşık Yüzde 80’i “az gelişmiş” ya da “gelişmekte olan” 15 ülkede yaşamakta. İki milyar insanın temiz su kaynaklarına düzenli erişimi yok. Dünyada halen 115 milyon kişi aşırı yoksulluk içinde yaşıyor. İklim değişikliği 2050 yılına kadar 140 milyondan fazla insanı “iç” iklim göçmeni haline getirecek. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 4,2 milyon insan hava kirliliğinin sebep olduğu hastalıklar yüzünden yaşamını kaybediyor. Dünya nüfusunun yüzde 91’i kirlilik limitinin üzerindeki ortamlarda yaşamlarını sürdürüyor.

Bu gerçekler ışığında diyoruz ki tüm termik santralleri kapatın, ormanlarımızı ve su varlıklarımızı, yaban hayatı maden ve enerji şirketlerine peşkeş çekmeyin. Türkiye Paris İklim Anlaşmasını onayladı, ancak birkaç gün önce Çan 18 Mart Termik Santrali 5 yıl daha çalışma izni aldı. Denetlenmeyen her gün zehir saçan Çan Odaş Termik Santrali ile birlikte Çan ilçesi yıllardır zehir soluyor. 0-6 yaş çocukların yüzde 60’ı solunum yolu hastası ve ilçede ölümlerin çoğunun nedeni kanser. Daha fazla felaket yaşanmadan hemen şimdi fosil yakıtlardan vazgeçilmesini ve tüm termik santrallerin kapatılmasını talep ediyoruz. Madra dağında Türkiye’nin en büyük 2. Maden çalışması ile doğa tahribatı devam ediyor. Ülkenin bu madene ihtiyacı yok. Madenin durdurulmasını ve kapatılmasını istiyoruz. Ayvalık Karaayıt köyündeki BİLFER Madenciliğin tahribatının durdurulmasını istiyoruz. Bölgemizdeki metalik madencilik, taş ocakları ve RES’ler ile Kaz dağları talan ediliyor. Kuşun, sincabın, yılanın ve endemik bitkilerin yuvası olan, Akçay-Zeytinli bölgesindeki, ‘’Sulak Alan’’ ile ilgili tüm karşı çıkışlara rağmen, inşaat ruhsatı, verilmiş durumda. Buranın koruma alanı olması gerekir. Akçay Sulak alanının koruma altına alınması, verilen ruhsatların iptal edilmesi için belediyeleri göreve çağırıyoruz. Verilen ruhsatların iptalini istiyoruz. Nerede olursak olalım, şimdi; iklim adaleti için mücadele etme zamanı. İklim adaleti için, doğa için, yaşam için eylemdeyiz!  Bugün tüm dünyada ve ülkemizin değişik bölgelerinde İklimi değil, düzeni değiştirmek için meydanlardayız.” Denildi.