#İklimİçinSesVer

AYVALIK, İKLİM İÇİN SES VERDİ

Nilgün KAYA

Temiz hava, temiz su, temiz toprak için, iklim için Ayvalıklılar ses verdi. Ayvalık Kent Konseyi, bisiklet sürüşü ile temiz hava gerekliliğine, helva kavurarak insan kaynaklı kirlilikle dünyanın geri dönülmez şekilde zarar gördüğüne dikkat çekti. Fikir Sahibi Damaklar kurucusu Defne Koryürek’in konuk olarak katıldığı söyleşide gıda, ekoloji ve iklim konularında neler yapılması gerektiği anlatıldı.

 ‘İklim hareketinin sesi yerelden yükselir’ diyerek ‘İklim için ses ver’ hareketine katılan Ayvalık Kent Konseyi,  8 Eylül Cumartesi günü, etkinlikler düzenledi.

İklim değişikliğine dikkat çekmek ve gereken önlemlerin alınması amacıyla gün içindeki ilk etkinlik, bisiklet sürüşü oldu. Saat 15.30’da Öğretmen Evi önünden başlayan etkinlikte, Ayvelo Bisiklet Topluluğu, Armutçuk’ta Sarı Zeybek Spor Tesislerine kadar pedal çevirdi. Ayvelo Bisiklet Topluluğunun etkinliğine, farklı yaş gruplarından 20 kişi katıldı.  Etkinliğe Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD),  Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği (KASAİD), Türk Anneler Derneği, Pir Sultan Abdal Derneği Ayvalık Şubeleri, Kent Konseyi yönetim kurulu, Konsey Kadın Meclisi, CHP, Çevre Koruma ve Ayvalık Güzelleştirme Derneği,  Eğitim-İş, Ayvalık TEMA, Ayvalık Tabiat Derneği, AYKEP temsilcilerinin yanı sıra Söke-Çep ve Kuşadası-Çep üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

“İKLİME HELVA MI KAVURACAĞIZ?”

‘İklime helva mı kavuracağız?’ sorusunu sorarak, İklim değişikliğinin dünyayı geri dönülmez bir noktaya getirdiğini ifade etmek amacıyla helva kavruldu ve katılımcılara ikram edildi. Saat 16.00’da, İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde, Türkiye’nin ilk Slow Food Uluslararası Konsey üyesi, Fikir Sahibi Damaklar kurucusu Defne Koryürek’in konuk olarak katıldığı söyleşi ve forum düzenledi.

“BU KONUDA BİR ŞEYLER YAPABİLECEK SON NESİL BİZLERİZ”

İnsan kaynaklı bir iklim değişikliğiyle karşı karşıya odluğumuza dikkat çeken Ayvalık Kent konseyi Başkanı Filiz Karayelli, “Arktik kuşakta gördüğümüz orman yangınları ya da sellere teslim olan metropol görüntüleri 2018’de kanıksandı bile! Türkiye’de ise 2018 yılı, ilk 7 aylık verilere göre, son 47 yılın en sıcak yılı olarak geçti. Uzmanlar gelecek yılın bir önceki dörtten daha da sıcak olacağını söylüyorlar. Sanayi Devrimi’nden bu yana gezegenimiz bir dereceden fazla ısındı. Atmosfere bıraktığımız karbonun, limit olan 350 ppm’i aşmasının karşılığı bir ısınma bu. Küresel bir krizle karşı karşıyayız, zira bu insan kaynaklı karbon salınımı son iki yüzyılda hiç azalmadı, arttı ve artmakta. 1960’lardan bu yana bilim insanlarının uyardığı, 1990’larla birlikte sivil toplum kuruluşlarının yaklaşan felakete dair kampanyalar düzenlediğini düşünürsek, yeni bir bilgi ya da sürpriz bir durumla karşı karşıya da değiliz.  Kıtlık, kuraklıklar, savaşlar, seller ve yangınlar silsilesinin ilk dalgasını idrak ettiğimiz son on yıl, bizlere, bir sonraki on yılın nasıl bir hayatta kalma mücadelesiyle geçeceğinin göstergesi. Bu konuda bir şeyler yapabilecek son nesil de bizleriz. Bir şeyler yapamaz mıyız? Devletleri politika geliştirmeye zorlayamaz mıyız? Çocuklarımıza miras bırakacağımız yaşanabilir bir dünya hiç olmayacak mı, artık? Sorma hakkımızdan asla feragat etmememiz gereken sorular bunlar. Tek bir gezegenimiz var, dengesini bozduğumuz ve onu tamir etmeden Mars’ın hayalini kurmak haysiyetimize dokunmalı. İşte bu sebeplerle bugün dünyanın dört bir yanında kentlerde, mahallelerde olduğu gibi biz de Ayvalık’tan iklim için ses veriyoruz. Bu eylem gününün amacı, aşırı iklim olaylarıyla ülkemizi de esir alan ve küresel bir krize dönüşen iklim değişikliğine karşı yerel yönetimleri bir an önce harekete geçmeye çağırmak ve yerel yönetimleri fosil yakıtlara dayanmayan / fosilsiz bir gelecek inşa etme sözü vermesini talep etmek” dedi.

“ADİL, YAŞANILABİLİR BİR GEZEGEN İÇİN DEĞİŞİM YEPEDEN İNME BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞMEZ”

‘İklim için Ses Ver’ hareketinin 12-14 Eylül tarihleri arasında ABD’nin Kaliforniya Valisi Jerry Brown’ın çağrısıyla Kaliforniya’da düzenlenecek Global Climate Action Summit (Küresel İklim Eylemi Zirvesi) öncesi 8 Eylül’de yapılan bir dizi etkinlikleri kapsadığını belirten Başkan Karayelli, “Zirve, dünyadaki tüm belediye başkanlarını, valileri ve yerel liderleri, dünyanın Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşmasında yardımcı olacak kararlı iklim taahhütlerinde bulunmaya davet ediyor. 8 Eylül tarihinde tüm dünyada yapılması planlanan etkinlikler de verilecek taahhütlerin %100 yenilenebilir enerjiye hızlı ve adil bir geçiş ile yeni fosil yakıt projelerine derhal son verilmesi şartlarını kapsamasını talep edecek. Adil, yaşanabilir bir gezegen için değişimin tepeden inme bir şekilde gerçekleşmeyeceğini biliyoruz, bu yüzden 8 Eylül’de yani bugün dünyanın dört bir yanında olduğu gibi Ayvalık’tan da Kent Konseyi çatısı altında halkımız ve sivil toplum örgütleri ile iklim için ses veriyoruz” dedi. Karayelli, yerel yönetimlerin acilen iklim eylem planı yapması için bu etkinliğin düzenlendiğini belirterek, Ayvalık Kent Konseyi olarak bu çalışmalara destek vereceklerini ifade etti.

“ATMOSFERE SALINAN METANIN YÜZDE 60’I TARIM VE HAYVANCILIK KAYNAKLI”

Türkiye’nin ilk Slow Food Uluslararası Konsey üyesi, Fikir Sahibi Damaklar kurucusu Defne Koryürek Kent Konseyi tarafından düzenlenen söyleşi ve foruma konuk olarak katıldı.  Gıda, ekoloji ve iklim konularında bilgi veren Koryürek, dünyanın bir felakete doğru gittiğini söyledi.  Seragazları hakkında bilgi veren Koryürek, “Normal koşullar alında doğanın kendi dengesi var. Kendi dönüşümü bozulmadığı sürece artıyı eksiyi dengeleyebiliyor ancak insan oldukça meraklı bir canlı. Bir taraftan bir canlıyı yok etmekte, yerküreden silmekte sakınca görmüyor diğer taraftan yok olmuş canlıların fosilleri ile ilgileniyor. Türümüz tuhaf. 18.yüzyılla başlayan sanayi devrimi ile birlikte dünyanın dengesi bozuldu. Tarımla başlayan insanın yerküreyi zapturapt altına alma gayesi sanayi devrimi ile farklı bir noktaya gitti. Enerji bağımlısı bir dünya oldu. Hemen herkesin arabası var, cep telefonu var. Evinde serinlemek için kliması olmayan pek yok. Bunların hepsi enerji ile bağlantılı. İnşaat ve enerji her yerde.  Enerjiye odaklı sistemin neticesinde atmosfere çılgın miktarda karbondioksit metan ve çeşitli gazlar bırakıyoruz. Size kötü bir haberim var, atmosfere salınan metanın yüzde 60’ı tarım ve hayvancılık kaynaklı.  Metan atmosferde 12 yıl, karbondioksit 200 yıl kalıyor. Neyi ne kadar atmosfere bıraktığımız çok önemli.    Atmosferde karbondioksit miktarı 350 ppm üzerine geçersek bu bizim sonumuzu hazırlayacak deniyor 2008 yılında.  Şu anda 410 ppm. Kurduğunuz ve metan gazı üreten bu medeniyetin güzel bir tarifini yapmış Ömer Madra, bize 20 yıldır bunu anlatmaya çalışıyor. “Gezegenimiz kozmik boyutta bir şantiyeye döndü” diyor.  Bundan sonra tuhaf yıllar yaşanacak. Hava 1 derece ısındı, bu daha başlangıç.  İklim aktivistlerinin yerel ve ulusal yönetimlere baskılarını gördünüz.  Sadece insan için değil bu gezegenin diğer paydaşı olan canlılar için yerel ve ulusal yönetimlere baskı olmalı. 2 derecede kalacak olursak, bu bir mucize olacak. Denizler yükselecek Basra körfezi yaşanamaz hale gelecek. Eğer 3 dereceye çıkarsak resifler yükselecek denizler yükselecek Basra körfezinin yanı sıra kuzey ülkelerinde ormanlar yok olacak, kıyıdaki şehirler su altında kalacak.  Bugün hangi ülke karşımıza gelse büyüme rakamlarını konuşuyor. 4 derece olursa diğer olarak ek olarak Avrupa’da kalıcı, Çin, Hindistan ve Bangladeş’in büyük alanlarında çölleşme. Polonezya yükselen sular altında yok olacak. Kolaroda nehrinin en sığ dereden daha sığ dereye dönüşmesi. 10 yıl sonra çok ciddi kıyamet yaşayacağız. Geliyor çünkü durdurmuyoruz.  5 derece ısınırsa dünya insanın da yok olması çok yüksek ihtimal. Bu yaşadığımıza Küresel İklim değişikliği yerine rahatlıkla kıyamet diyebiliriz. Alacağımız karar ve yapacağımız değişiklikler gezegenimiz için. Biz bozduk biz düzelteceğiz” dedi.