KARGI HEYKELE DÖNÜŞTÜ

2302

Nilgün KAYA

Halk arasında ‘Kargı’ ve ‘Kamış’ ta denilen sazı birbirinden ilginç minik heykellere dönüştüren Abdullah Şengörenoğlu,  ‘Abartık’ adını verdiği figürleriyle toplumsal sorunları irdeliyor, tarihsel öğeleri gündelik hayatla buluşturuyor. 5 bin yıldır ilkel silah ve müzik aleti yapımında kullanılan sazı 8 yıldır sanata dönüştüren Şengörenoğlu, sorgulayan, düşündüren heykellerinin yer aldığı yeni bir sergi açmaya hazırlanıyor.

Tahta atına ters binmiş Nasrettin Hoca, iplerini eline alan Pinokyo, yel değirmeninin yanı sıra rüzgâr tribünlerini de hikâyesine katan Don kişot, insana tasma takan köpek, Abdullah Şengörenoğlu’nun sazlardan yaptığı minik heykeller çok şey anlatıyor, mesaj veriyor. Boyları 20 ila 40 cm arasında değişen ve yapımı en az 3 gün süren kargı heykeller, üç boyutlu karikatür gibi; mizah dolu, mesaj dolu. Gazi Teknik Üneiversitesi Makine Bölümü’nde okuyan, özel firmalarda genel müdürlüğün ardından kendini sanatın içinde bulan Şngörenoğlu, kargı heykelleri ile ‘kadına şiddete hayır’ diyor, işçi-patron ilişkisini sorgularken, seçim eleştirisi yapıyor. Kısacası insanın hayatına kargıdan sanatla çomak sokuyor.

KARGIDAN SANATA- SAZDAN HEYKELLER

1996–2009 yılları arasında Bursa’da çeşitli firmalarda yöneticilik yapan, 15 yıldır amatörce çamur ve taş heykel uğraşının ardından, Cunda Adası’nda bir tesadüf eseri, ellerini havaya açmış insan görüntüsü veren bir kargı görünce heykellerini kargı kullanarak yapmaya başlayan Abdullah Şengörenoğlu, 17. Sergisini açmaya hazırlanıyor. 2009 yılında kamış ( kargı) kullanarak ironik figürler oluşturan ve halen Cunda Adasında yaşamakta olan Abdullah Şengörenoğlu ‘Abartık’ oluşumu ile sanata dönüştürdüğü heykellerini güncelleyerek, 9 Haziran Cuma günü Ayvalık Orhan Peker Sanat Galerisinde açılacak sergi ile Ayvalık’ta yaşayanlarla 5. K ez buluşturacak. İzmir’den İstanbul’a, Ayvaşlık’tan Bursa’ya ‘AbARTık’ adını verdiği sergilere devam eden Şengörenoğlu’na kargının heykele dönüşme sürecini ve bu yolla anlatmak istediklerini sorduk..

Nilgün KAYA- Kargıdan heykel yapma fikri nasıl doğdu?

Abdullah ŞENGÖRENOĞLU- Cunda Adası’nda bir akşam bulunduğum yerdeki kargılara bakarken birini kollarını açmış bir insana benzettim. Ellerini havaya açmış insan görüntüsü veren bir kargı  gördüğümde kargıyı malzeme olarak kullanmanın mümkün olabileceğini gördüm. Sonrasında su kenarlarında gezerek kargı toplamaya başladım ama her zaman doğanın biçim vermeye yardımcı olduğu kargı bulmam mümkün olmadı, uygun kesimlerden oluşan parçalardan figürler ortaya çıkmaya başladı. Ben de bunu yaptım. Amacım, düzeni sanatla ifade etmek ve güncel olayları kargıdan figürlerle anlatmak.

Nilgün KAYA- Kargı ile çalışmak nasıl? Avantaj ve dezavantajları ne bu malzemenin?

Abdullah ŞENGÖRENOĞLU- Malzemenin kargıdan olması özgürlük getirmiyor aksine kısıtlayıcı. Kargı ilginç bir malzeme cam gibi. Çok özel bir nesne. Çamura istediğini biçimi verebilirsiniz ama kargının izin verdiği oranda kurgu yapabilirsiniz.

SANATA ÖZEL BİR BOYUT

Nilgün KAYA- Birazda kargıyı heykele dönüştürme sürecinden bahseder misiniz?

Abdullah ŞENGÖRENOĞLU- Cunda dahil Akçay’a kadar olan güzergah üzerinden kargıları topluyorum. Kıl testeresi ya da maket bıçağı ile şekillendiriyorum. Zımparalama işlemi de var. yapımında ne cetvel ne de başka bir şey kullanmıyorum. Göz kararı yapıyorum. Sanatla ilgilenenlerin söylediği bir şey var, ‘Çizimlerini çıkart diye’ Heykellerim 3 gün ila 10 gün arasında ortaya çıkıyor. Konu olarak güncel olaylar, hayatın her alanındaki eleştirilebilecek, hicvedilebilecek şeyleri süzgeçten geçirdikten sonra yapıyorum. Bir küçük figürde 10-15 tane kargı kullanıyorum ama bu kullanılan kargıların bulunması kolay olmuyor. 20-30 kargı karıştırmak gerekiyor.

Nilgün KAYA- Yapıklarınız salt heykel değil, günümüz insanına, tarihsel kişilere, günlük yaşama ve olaylara göndermeler var mizah var, sanki karikatür gibi..

Abdullah ŞENGÖRENOĞLU- Evet bu çok söyleniyor. Basit bir malzemeden güçlü bir anlatım olduğu için sanırım. Herhangi bir sanattaki tasarımsal yönetmelerin gösterdiği büyük çeşitlilik içinde sanatçı sadece anlatım gücü en büyük olanla duygusal gücü en yüksek olanı ve yapıtın tasarsısına en uygun düşeni seçer. Bugün soyut sanat ile non figüratif birbirine karışmış durumda. Her tür malzemeden bu karışmayı görebilirsiniz ama kargı ile soyut ya da non figüratif çalışmak çok kolay değil. Musa heykelini bugün soyut olarak ifade edecek bir yontuyu nasıl yapabilirsiniz ya da benim Hrant Dink’in ölümünde katilin ve katile devletin tavrının anlatımındaki durumu soyut olarak ifade etmeye kalkarsanız yanına da bir açıklama koymak zorunda kalırsınız. Bu nedenle belki de benim figürlerimi sadece heykel değil 3 boyutlu karikatür olarak da düşünebiliriz. Mizah, kara mizah, fantastik anlatım süreçleri birbirine giriyor çoğu zaman. Sürdürdüğümüz ya da sürdürmeye zorlandığımız yaşamın kodlarını çözüp yeni bir yaşamın inşasına dair ipuçları vermeye çalışma durumu.

Nilgün KAYA- AbARTık ne anlama geliyor?

Abdullah ŞENGÖRENOĞLU- Ab ismimin baş harfleri, ART sanat, sondaki k kargıyı ifade ediyor. E bir de olayları abartıyoruz. Akıllı işi değil bu.